Bir Türk Müziği Konservatuarından Bekledikleriniz Nelerdir Paneli

Sonuç Metni ve Açıklama Kitapçığı

 

 

Türk Musikisi Haberleşme Grubu

http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi

Mart 2009

 

Bir Türk Müziği Konservatuarından Bekledikleriniz Nelerdir Paneli[1]

 

Moderatör:

Mehmet Emin KAKAN, Dr. (Md.), Türk Müziği Muhibbi, Udi, Antalya Tabip Odası Müzik Topluluğu Yöneticisi, eminkakan@gmail.com

 

Gözlemci:

M. Hakan CEVHER, Prof. Dr. (Ph .D.) Müz., Udi, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı, Temel Bilimler Bölümü Başkanı, hakan.cevher@ege.edu.tr

 

Panelistler:

Hasan BOZKURT, Yrd. Doç. Dr. (Ph. D.) Müz., Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Müzik Bilimleri Bölümü, hasanbozkurt74@yahoo.com

 

Necati ÇELİK, Udi, Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu, necatic@hotmail.com

 

Tuğba KALKAN, Türk Müziği Muhibbi, tubashield@gmail.com

 

Mustafa Kemal KARAOSMANOĞLU, Matematikçi, Bilgisayar Y. Müh., İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Görevlisi, mkemal@plekom.com.tr

 

Burak KAYNARCA, Öğr. Gör. Müz., Udi, Afyon Kocatepe Üniversitesi Türk Musıkisi Devlet Konservatuarı, burakkaynarca@hotmail.com

 

Adnan KILIÇARSLAN, Öğr. Gör. Müz., Udi, Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, aka@selcuk.edu.tr

 

Gökmen ÖZMENTEŞ, Yrd. Doç. Dr. (Ph. D.) Müz., Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Müzik Bilimleri Bölümü, gozmentes@gmail.com

 

Osman SİMAV, Dr. (Ph. D.) Müh., Türk Müziği Muhibbi, Türk Musikisi Vakfı Başkan Vekili, osimav@yahoo.com

 

Ömer TULGAN, Elektroteknik Y. Müh., Makam Mûsıkîsi Muhibbi,Neyzen ve Nazariyatçı, nota@hamparsum.net

 

Recep USLU, Yrd. Doç. Dr. (Ph. D.) Tar., İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musıkisi Devlet Konservatuarı, recepuslu@yahoo.com

 

Ozan YARMAN, Dr. (Ph. D.) Müz.,Piyanist, Nazariyatçı, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musıkisi Devlet Konservatuarı, ozanyarman@ozanyarman.com

 

Tayfun YÖNLÜ, İktisatçı, Türk Müziği Muhibbi, Ses İcracısı, tayfunyonlu@hotmail.com

 

 

Teşekkür

 

Türkiye’de ilk defa, tamamen internet yazışma ortamında gerçekleştirilen “Bir Türk Müziği Konservatuarından Bekledikleriniz Nelerdir?” konu başlığını taşıyan panelde tartışan  panelistler :

 

Sayın Yrd. Doç. Dr. Hasan Bozkurt’a

Sayın Necati Çelik’e

Sayın Tuğba Kalkan’a

Sayın Öğr. Gör. Mustafa Kemal Karaosmanoğlu’na

Sayın Öğr. Gör. Burak Kaynarca’ya

Sayın Öğr. Gör. Adnan Kılıçarslan’a

Sayın Yrd. Doç. Dr. Gökmen Özmenteş’e

Sayın Dr. Osman Simav’a

Sayın Ömer Tulgan’a

Sayın Yrd. Doç. Dr. Recep Uslu’ya

Sayın Dr. Ozan Yarman’a

Sayın Tayfun Yönlü’ye

 

Paneli takip edip kendi arzuları veya yapılan davet doğrultusunda konu hakkında görüşlerini ileten (soyadı s.):

 

Sayın Prof. Ruhi Ayangil’e

Sayın Adnan Aydemir’e

Sayın Prof. Dr. Erol Belgin’e

Sayın İsmet Burkay’a

Sayın Can Ceylan’a

Sayın Metin Düzakın’a

Sayın Mehmet Eyripala’ya

Sayın Tuğrul Göğüş’e

Sayın Prof. Dr. Erol Işın’a

Sayın Mustafa Kartal’a

Sayın İsmet Kocabeyler’e

 

Gözlemcimiz:

 

Sayın Prof. Dr. Hakan Cevher’e

 

Ve

 

Bu panele şahitlik edip özel mesaj gönderen ve/veya sessiz kalıp sadece takiple yetinmeyi tercih eden Türk Musikisi Haberleşme Grubu üyelerine çok teşekkür ederim. Tartışma Mod.

 

 

Panelist Seçimi, İnternet Yazışma Ortamında Panel, Kullanılan Yöntem ve Panel Seyri Hakkında  

 

Türk Musikisi Haberleşme Grubu’na gönderilen bir ileti içeriğindeki soru ve soruya gösterilen ilgi karşılığında, haberleşme grubu içinde özel bir “tartışma ortamı” oluşturulması

ve bu tartışma ortamının bir panel şeklinde yönetilmesi tasarlandı.

Gelen ilk cevap iletilerini takiben konuyla ilgili gönderilen bütün iletiler ayrıca arşivlendi. Panel konusunun özelliğine binaen bir kısım üyeye katılım davet mektubu gönderildi.

Gruba iletilen ilk mesaj içerikleri değerlendirildi ve özgün içerik taşıyan mesaj sahipleriyle daveti kabul eden üyeler panelist olarak seçildi. 

 

Toplamda 12 (on iki) panelistin:

7’si müzik eğitim-öğretim kurumlarının içinde aktif görevlerini sürdürmekte olan öğretim üyesi/görevlisi/kurum mezunu,

1’i devlet topluluğunda aktif görevine devam eden saz icracısı,

1’i müzikle ilgili sivil toplum kuruluşu görevlisi,

1’i müziğin teorik sahasında çalışmalara ağırlık veren amatör saz icracısı ve

2’si de müzik faaliyetlerini çeşitli şekillerde devam ettiren Türk müziği muhibbidir.

 

Mümkün olduğunca farklı bakış açılarından istifade temini hedeflendiği için panelistlerin mesleki dağılımlarına ayrıca özen gösterildi. 

 

İnternet yazışma ortamında daha önce bu veya benzer şekilde ortaya konulan herhangi bir panelin var olup olmadığı araştırması yapıldı. 

Taramalarda tespit edilip “panel” ismiyle anılan iki farklı konudaki iki ayrı uygulama ise panel ve internet yazışma ortamında panel kavramlarının tanımlanması gerekliliğini ortaya koydu.

Fransızcadan aldığımız panel teriminin Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğü’nde karşılığı şöyledir:

Dinleyiciler önünde, seçilmiş bir konuşmacı grubunun bir konuyu tartışmak amacıyla düzenlediği toplantı, toplu görüşme, açık oturum[2]

 

Oldukça basit bir şekilde tanımda geçen konuşmacı terimi yerine yazar teriminin kullanılarak ana kriterlerin oluşturulduğu Bir Türk Müziği Konservatuarından Bekledikleriniz

Nelerdir Paneli benzeri internet yazışma ortamında gerçekleştirilmiş bir panel ise tespit edilemedi.

Türk Musikisi Haberleşme Grubu’nda ilk uygulaması yapılıp tamamlanmış olan bu yazılı ortam panelinin bağlı olduğu kriterler, panel ile internet ortamında panel tanımları

ve kullanılan panel yöntemi ayrı bir yayın konusu olduğu için bu kitapçıkta detaylarına girilmedi.

 

Panel usul çerçevesi; ana hatları ilan edildi.

Daha sonra her tur ve “ayak” tabiri kullanılan bölüm başlarında daha da ayrıntılı bir şekilde gruba, panelistlere, gözlemciye ve grup owner’ına (grup kurucusu) duyuruldu.

 

Panel ve panel konusuyla ilgili her türlü genel ve özel yazışmanın bir örneği gözlemci ve owner’a da iletilerek panel seyri hakkında tam malumat sahibi olmalarının önü açıldı.

Moderatör, başlangıçta ortaya koyduğu panel usulü çerçevelerinde esnek davranışlar göstermek zorunda kaldı. Esneklik derecesi, gelişen ve değişen şartlara göre panel

sonucunun olumluluğu gözetilerek belirlendi.  Bu esneklikler panel yönteminin, panelistlerin bir kısmı tarafından tam kavranamayışı ve yazışmalarda verilen süreye riayette zorluk çekmeleri

nedeniyle ortaya çıktı.

 

Usul çerçevesinde yapılan bazı değişiklikler, moderatörün yönetiminde panelistler arasında gerçekleştirilen oylama ve bu oylama neticesinde ortaya çıkan oy çokluğu yönünde yapıldı.

Oylamaya müracaat edilen hususlar, mesaj gönderim tarih ve saatlerinin değiştirilmesi, mesajların gruba iletiminin ayrıca tespitleriyle ilgili oldu.

 

Mesaj gönderiminde bulunacak olan bazı katılımcıların bedensel sağlıklarının olumsuz seyretmesi üzerine iyilik halleri beklendi. Bu üyelerimizin mesajları gruba iletilirken, son mesaj gönderim

tarih ve saati itibariyle mecburen usul dışına çıkıldı.

 

Panelistlerin sahibi oldukları meslek, görev yerleri, müzik içindeki sahip oldukları konumlar panel konusunu algılamada doğal olarak farklılıkları beraberinde getirdi ve bu sebeple de

 kimi zaman panelistlerin konu dışına çıktığı gibi bir intibaa sezinlendi. Bu gibi intibalar panelistlerin panel icrası sırasında serzenişlerine sebep olsa da moderatör tarafından  makul

görülerek ikazı gerektirir bir hal olarak telakki edilmedi. 

 

Bir kısım panelistin çeşitli sebeplerle panel mesajlarını takipte acze düşmesi ilk defa yürürlüğe konan bu panel yöntemine aşina olmamak nedeniyle gene makul karşılandı

ve zaman aşımı sebebiyle mesaj gönderim hakkının kaybolmaması için bir kısım panelist zaman konusunda özel mesajlarla ve bazen de farklı iletişim araçlarıyla ikaz edildi. 

 

Panel Konusuna Panelistlerin Yaklaşımı ve Bu Yaklaşımların Değerlendirilmesi Hakkında Açıklama 

Panel konusu ortaya konurken herhangi bir kişi veya kuruluşun menfi tenkitinin yapılması gibi bir amaç ortada yoktu ve takip eden süreçte de olmadı.

  

Özellikle bir müzik eğitimi kurumunda görevli olan panelistlerin yaptıkları değerlendirmeler, kurum işleyişlerindeki aksaklıkların da dile getirilişini doğal olarak beraberinde sürükledi.

Beklentilerin ortaya çıkışında kişilerin yaşamış oldukları problemler ve bu problemlerin çözülmesi isteğinin bir beklenti olarak dile getirilmesi şikayet kavramıyla açıklanmamalıdır.

Diğer taraftan kişilerden herhangi birisinin başına gelen olumsuzluk ve bu olumsuzluğun giderilmesinin beklentisinin dile getirilişi “konu dışına çıkış” olarak da yorumlanamaz.

 

Örnek 1:

“Bilimsel makale yazan/yazacak veya bilimsel bir tebliğde bulunan/bulunacak olan akademisyene akademik kurum içinde herhangi bir teşvikin hiç ortada olmaması durumu”

 sanki konu başlığından farklı olup konu dışına çıkılıyormuş gibi bir izlenimi veya bir şikayeti ortaya koyar gibi görünmektedir. Fakat aynı haklı dile getirişe müzikologlarımız veya

nazariyatçılarımızdan beklediğimiz “kuram edim açmazının çözülmesi” mertebesinden yaklaştığımızda bu sefer şöyle bir hükme gitmek zorunluluğumuz ortaya çıkıyor:

 

“Bir Türk müziği konservatuarından, nazari açmazlarımıza çözüm getirici çalışmaların ortaya konmasını bekliyoruz!”

 

Dedikten sonra,

 

“Türk müziği konservatuarı çatısı altında kuram-edim açmazlarının çözülmesi minvalinde çalışmalarını ortaya koyacak müzik-bilim insanlarını motive etmek

 için ödüllendirmenin de işin içinde olduğu bazı tedbirleri almasını konservatuar idarecilerinden bekliyoruz!”

 

şeklinde bir cümle kurulması hiç de konu dışına çıkıldığının göstergesi olarak kabul edilemez.

 

Unutulmamalıdır ki, herhangi bir konuda beklentiler, kişilerin sosyal konumlarından psikolojik durumlarına, özel hayatlarındaki düzen/düzensizlikten tutun maddi/manevi tutum/durumlarına

 varıncaya kadar pek çok değişkenle şekillenmektedir.

Zaten bu sebeple panelistler seçilirken ortak payda olarak müzikle ilgili olmak şartı aranmıştır. Ama aynı zamanda konuya yaklaşımdaki, konuyu değerlendirmedeki farklılıklar hesap edilerek,

panel neticesinde mümkün olduğu kadar farklı bakış açılarını yansıtan veri toplanarak belli bir kanaate varılması asıl hedef olmuştur.

 

Müzik eğitimi yapılırken bu eğitimde nasıl bir metod tatbik etmek gerektiği konusunda fikir beyan etme hakkını birinci elden elinde bulunduran bir müzik eğitimcisi ile, talebe yetiştiren

 ve yaptığı icralarla göz dolduran bir müzik icracısının aynı konuya yaklaşımı, diğer taraftan çok çeşitli teoremleri aynı konuda birbiri ardınca sıralayıp yeni yeni teorileri ortaya

koyma kabiliyetini üstünde taşıyan bir teorisyenin bakış açısı, diğer taraftan bir dernek-vakıf-oda’da müzik öğrenmeye, icra yapmaya çalışan başka bir birey  ile sivil toplum kuruluşu

 idarecisinin bakış açısı ve elbette bir konservatuar idarecisinin aynı konuya bakışları farklı şekillerde tezahür edecektir.

Böylesi panellerde söz hakkı edinmiş olan herkesin mutlaka ve mutlaka aynı görüşte birleşmesi de şart değildir.

Bu panelde, panelistlerin ortak bir görüşü beraberce dillendirmeleri beklenmemiştir. Tam da tersine panel konusunu oluşturan soruya cevap verirken ortaya çıkan farklılıkların her biri

özellikle kayıt altına alınmak istenmiştir.

 

Panel sonuç metninin sonuna ilave edilen tabloda bir Türk müziği konservatuarından beklenenlerin ne kadar çok şey olduğunu görünce belki de bazı kişiler şaşıracaklar. Fakat bu beklentilerin

şaşırtıcı olmadığını dile getirecek olursak, belki de bu dile getirişimiz başka bazı kişileri şaşırtacaktır.

 

Bir Türk müziği konservatuarından beklediklerimiz bu kadar çoktur!

Bu kadar çok beklentinin sıralandığı durumlarda elbette hedef sapmalarının da olması makuldür. Bu sapmalar, yapılan tasniflerle açıkça ortaya konması gereken sapmalardır.

“Sapma” kavramı beraberinde bir olumsuzluk getirir gibi görünse de bu açıdan panel konusuna yaklaştığımızda konservatuar kurumunun nezdinde bakınız kimlere seslenilmektedir:

Cumhurbaşkanına, başbakana, bakanlara, milletvekillerine, bürokrat ve teknokratlara, YÖK Başkanı’na, YÖK’ün diğer görevlilerine, üniversitelere, rektörlere, dekanlara,

müdürlere, öğrencilere, konservatuar öğrencilerine, müzik bilimleri öğrencilerine, bütün hocalara, orta dereceli okulların öğretmenlerine, lise öğretmenlerine, bütün öğrencilere,

ebeveynlere seslenilmektedir.

 

Örnek 2:

 

“Bir Türk müziği konservatuarından, kabiliyetli öğrenciyi hedef alarak onu yetkin bir icracı ve aynı zamanda yetkin bir besteci olarak yetiştirmesini bekliyorum.

Bu yetkin icracı-besteciyi yetiştirirken de küçük yaşlardan itibaren temel müzik ve diğer eğitimini konservatuar çatısı altında almasını doğru buluyorum.

Bu yüzden bir Türk müziği konservatuarından beklentim ilköğretim kurumunu da içinde bulunduran bir yapılanmayla beraber şekilleniyor!”

 

Yukarıdaki bu birkaç cümleden oluşan beklenti sıralaması YÖK ve bununla bağlantılı olarak üniversiteyi ve bir de üstüne Milli Eğitim Bakanlığı’yla, Maliye Bakanlığı’nı seferber etmektedir.

Üstelik bu bir ütopya da değildir ve bazı konservatuarlarda örnek 2’de  sıralanan beklentilerin büyük bir kısmının uygulaması yapılmakta, yapılmaya çalışılmaktadır.

Örnek 2 açıklamasında müşahede edildiği üzere sapma kelimesi kullanılırken panel konusu dışına çıkmak  gibi bir durum dile getirilmemiştir. 

Örnek 2’de dile getirilen beklentiler konservatuardan diğer kurumlarla olan ilişkisini sıcak tutması gerektiği beklentisine yorumlanabileceği gibi, başka kurumların da bu gösterilmesi muhtemel

sıcaklığa olumlu cevap vermek beklentisi altında da değerlendirilebilir.

 

Bu gibi yorumlar araştırmacı insiyatifine terk edilmiştir, yapılması gereken tasnifler de bu yorumları kendiliğinden getirecektir.

  

Panel Sonucunda Ortaya Çıkan Verilerin Tasnifi  Hakkında

  

Panel sonuç metninde, konuyla ilgili elde edilen veriler gözlemci raporunda ele alındığından farklı şekilde tasnif edilmiştir.

 

Bu veriler daha da farklı başlıklar altında ve daha başka yöntemlerle tasnif edilebilir ve edilmelidir.

 

Tasnif başlıklarıyla beraber tasnif yöntemlerinin değişikliği aynı konu ve aynı sonuçlara başka gözlüklerle bakabilmeyi mümkün kılmaktadır. Aynı zamanda konu değerlendirmesini de

farklı şekillerde yapabilmeye imkan tanıyan değişik şekillerdeki tasnifler, çeşitli cihetlerde hüküm vermeyi kolaylaştıracağı için önemlidir.

 

Moderatör çeşitli başlıklarla ve farklı yöntemlerle bu tasniflerin bir kısmını gerçekleştirdi fakat, oldukça yoğun bir veri yumağını içinde barındıran bu başlıklarla yapılan tasniflere panel

sonuç metninde yer vermenin ne kadar doğru olduğu tartışmaya açık bir konudur.

 

Sonuç Metni’ne ayrıca bir tablo ilave edilerek bir Türk müziği konservatuarından nelerin beklendiğinin sıralaması bu tabloda yapıldı ve  tablo araştırmacıların dikkatlerine sunuldu.

 

 

Tablo Açıklaması

  

Gerçekleştirilen panel sonunda, bir konservatuardan beklenenlerin neler olduğunu sıralayan bir liste meydana getirildi. Tanzim edilen liste, sonuç metniyle birleşik bir tablo halinde takdim edilmiştir.

 

Tablo içinde, panel esnasında dile getirilen ve beklenti kapsamında değerlendirilmiş her fikir veya düşünce kendisine yer bulmuştur.

 

Bir panelistin beklentisi, diğer panelistin gerçekleşmesini istemediği bir beklenti olabilmektedir. Bu şekil zıtmış gibi görünen taleplere aynı tablo içinde yer verilmesinin sebebi, tablo üzerinden

yapılması gereken başka bazı çalışmalara zemin sağlaması arzusundandır.

 

Diğer taraftan birbirinin aynı gibi görülen bazı beklentiler de vardır. Onların tek madde halinde toplanmaması, cümle içinde vurgunun yer değiştirmesiyle gelen mana değişimini göz ardı

etmemek içindir.

 

Beklentilerin farklılığını tetikleyen önemli değişkenlerden başta geleni panelistlerin sahip oldukları mesleklerdir. Müziğe yönelmede amatör ve profesyonellik halleri bazı farklılıklar ortaya

çıkardığı gibi konservatuar içinde görevine devam eden öğretim üyesi ve öğretim görevlisi arasında da beklenti farkları mevcuttur. Haliyle tablo içeriği üstünden çalışma yapmak

isteyen araştırmacıların listelenen beklentilerde burada saymadığımız pek çok değişkeni göz önünde tutarak bir elemeyi gerçekleştirmek zorunlulukları vardır. Yapılmış, yapılacak veya

yapılması zorunlu olan farklı tasniflere işte bu yüzden ihtiyaç vardır ve bu konuya daha önce de değinilmişti.

 

Tabloda sıralanan beklentiler, beklentiyi dile getiren panelistin ismiyle referanslandırılmadı.

Böyle bir referanslandırma, araştırmacının tabloyu açık kullanımına kısmen de olsa engel teşkil ediyor ve panelistin bu beklentiye hangi mantık silsilesinden hareketle ulaştığını gölgeliyordu.

 

Örnek:

Belli bir müzik geleneğinin sürdürülmesini ve bu gelenekle konservatuardan mezun verilmesini isteyen iki panelistin beklentisi aynı görünmektedir. Fakat aynı beklentiyi dile getirirken

birisinin getirdiği kriter, diğerinin getirdiği kriterle zıttır.

 

(Bu örnek içinde zıtlığın kayda geçirilmemesinin sebebi örneğin farklı yorumunun önüne geçilmek istenmesindendir.)

 

Panel moderatörü konuları derleyip toplamakla mükelleftir ama hiçbir panelistin kendince haklı ve tebliğ edilmiş mantık silsilesine müdahale hakkı olmadığı kanaatini taşımaktadır. 

 

Tablonun yapılacak tasniflere göre farklı şekillerde yorumlanmaya müsait veya kullanılan tasnif yöntemiyle yorumun birebir ilişkide olduğunu, tasnif çalışması yapmayı arzu eden

araştırmacılar zaten açıkça müşahede edeceklerdir.

 

Bu tabloyu göz önünde tutarak çeşitli tasnifler yaptım. “kısmi örnek” olarak sunmak istediğim Tablo 1 bazlı tasnifi hedefleyen ana dağılım tablosu şöyledir:

 

K. Örnek: Bir Türk Müziği Konservatuarından Bekledikleriniz Nelerdir Paneli’nde Beklentilerin Yönlendiği Yerlerin Beklenti, Panelist ve Mesleğe Göre Dağılımı Ana Tablosu

 

 

Beklentilerin Yönlendiği Kişi/Kurum

Beklenti Numarası

Beklentiyi Dile Getiren Panelistler (1** Kod)

Mesleki Dağılım (*X2**Kod)

1

Bir Türk müziği konservatuarının idarecilerinden beklentiler

1, …

2

Bir Türk müziği konservatuarının öğrencilerinden beklentiler

3, …

3

Bir Türk müziği konservatuarının mezunlarından beklentiler

3, 4, 5, 6, …

4

Bir Türk müziği konservatuarının hocalarından (öğretim üyesi/öğretim görevlisi/uzman) beklentiler

1, 3, …

5

Bir Türk müziği konservatuarını içinde barındıran üniversite idarecilerinden beklentiler

3, …

6

Konservatuar dışındaki diğer lise (Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi) ve müzikle ilgili yüksek okul ve fakültelerden ve onların idarecilerinden beklentiler

 

7

Yüksek Öğretim Kurulu’ndan beklentiler

1, 3, …

8

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan beklentiler

1, 3, …

9

TRT ve Kültür Bakanlığı topluluk/korolarından beklentiler

3, …

10

Müzikle ilgili sivil toplum kuruluşlarından beklentiler

3, …

11

Müzik eğitimcilerinden beklentiler

1, 3, …

12

Birey olarak amatör ve profesyonel sanatçıdan beklentiler

 

13

Milletin herhangi bir ferdinden beklentiler

 

 

Bu on üç maddelik tasnif alt başlıklarının tartışma metinleri içinde içerikleri ayrıntısıyla mevcuttur. Tablo-1 içinden de numara olarak karşılıkları ilgili maddelerin yanındaki sütun

içine kısmi örnek verebilmek için tamamlamadan yazılmıştır. 

 

Panel sonucunda ortaya çıkan çok kıymetli veriler vardır. Bu verilerin çeşitli şekillerde analizi gerekmektedir.

 

Moderatör, sonuç metni içinde bu analizlerin küçük de olsa bir kısmına yer vermeyi düşündü ancak, analizlerin tamamlanması ve özellikle referans çalışmaları uzun bir zaman dilimi gerektiriyordu.

Her şeyin yazılı olarak verildiği bir ortamda gözden kaçan bir detayın yanlışlıkları beraberinde sürükleyeceği düşünüldüğünde veriler üstünde çalışan kişinin farklı durumlarına göre 6-7

ay sürebilecek bu mesai, sonuç metninin yayımını bekleyenleri olumsuz düşünceler içine itebilecekti. Bu yüzden tablolaştırılmış listeyi hemen bu sonuç metniyle dikkatlerinize sundum.

Daha da gelişmiş çok sütunlu bir tablo olarak da sunulabilecek bu beklenti listesi elbette farklı çalışmalarla üzerinde oynanmasına açıkça müsaade ettiğimiz bir listedir.

Verilen tablonun kullanılabileceği pek çok seçenek içinden sadece birisinin örneklemesi yukarıda yapılarak sayın araştırmacı/okuyucunun takdirlerine sunulmuştur.

 

***


Bir Türk Müziği Konservatuarından Bekledikleriniz Nelerdir? Paneli

Sonuç Metni [3]

 

  

Giriş:

Tamamlanan panelde görüş bildiren ve bildirdikleri görüş doğrultusunda tartışan panelistler bir Türk müziği konservatuarından bekledikleriniz nelerdir sorusunun cevaplarını tebliğ etmişlerdir. Müziğin icra tarafında yer alan panelistlerin ve katkıda bulunan çoğu panel takipçilerinin fikir yoğunlaşmaları iyi icra doğrultusunda olmuştur. Haliyle bir konservatuardan en büyük beklenti de iyi icracı yetiştirmek, makam bilgisi ve icrada makama hakimiyet unsurlarının icracıda varlığı şeklinde belirmiştir. Bunu verilen mezunların Türk müziğini okul dışındaki temsili takip etmiştir. Konservatuardan beklenenlere daha sonra, genel kültür seviyesi yüksek ve bu kültürü karşısına gelen kişiye aktarabilen, anlatabilen, yaptığının ne olduğunu tarif edip açıklayabilen, temsil yeteneği güçlü  mezunlar ilave olmuştur.

 

Müziğin eğitim sahasında görev alıp bazıları aynı zamanda icracı da yetiştiren panelistler ve katkıda bulunan bir kısım panel takipçisi, müziğin öncelikle sanat ve sonra da bilim cihetinin önemli olduğu hususunda yoğunlaşarak konservatuar yapılanmasının üniversite içinde olmasıyla (diğer panelistlerden farklı olarak) konservatuar içinde yer alan hocaların karşılaştıkları bazı zorluklara dikkat çekmişlerdir. Böylece bir Türk müziği konservatuarından beklenenler; iyi sanatçı yetiştirmenin önceliğiyle, nazariyat çalışmalarının geri planlara itilmediği, müzik eğitiminde metodolojinin önemi, oturmuş bir terminoloji ihtiyacı, konservatuarda verilen eğitimin ölçme-değerlendirmeye tabi tutularak tanımların yerli yerinde yapılması gerekliliği ve buradan da kaliteli eğitim, kaliteli icra, kaliteli müzik eseri üretimi ve kaliteli konservatuar mezunu verilmesine uzanan geniş bir eğri çizmiştir.

 

Panel başlangıcında dikkatleri çeken “konservatuar ismi”yle ilgili ortaya çıkan tartışma, panel konusunu doğrudan ilgilendirmemekle birlikte genel kabul gören müzik terminolojisi eksikliğimize ve müzik türleri konusunda genel kabul gören sistematik bir sınıflamadan yoksun oluşumuza tekrar dikkat çekmesi açısından önemlidir. Mevcut olup genel kabul görmüş bazı sınıflamalar içinde yer alan Türk Halk ve Türk Sanat Müziği tabirlerinden hoşlanmadıklarını, kullanmak istemediklerini, yanlış bulduklarını farklı zamanlarda, farklı yazılarında beyan eden panelistler bile bu tabirleri kullanmak zorunda kalmışlardır. Tıpkı panel konusunu oluşturan soruda “Türk Müziği Konservatuarı”nın kullanılması gibi.

Yerleşmiş fakat terminolojik açıdan yanlış olan terimlerle yapılan isimlendirmeler ve bunlar için öngörülen yeni kavramlara sonuç metni içinde ayrı bir madde olarak yer verilmemiş fakat terminolojinin de gerektirdiği bazı ıstılahlar, veya bağlacıyla içerikte kullanılmıştır.

 

Verimli performansıyla dikkat çeken panelistlerden birisi olan Uslu’nun “Türk müziği terimi eskiden yoktu şimdi var. Çünkü karşımıza çıkan ihtiyaca cevap vermek için var” cümlesi bir gerçeğe işaret etmektedir. Fakat Türk Müziği kavramına yapılan yanlış ve/veya farklı anlam yüklemelerinin olumsuzluklarını yaşayan müzik akademisyenleriyle diğer amatör ve profesyonel müzik uğraşanlarının sayısı her geçen gün artmaktadır. Haliyle konservatuardan olan beklentilerin başına bir şekilde, hep terminolojik açmazlar getirmek zorunda kalınmaktadır. Pek çok platformda, pek çok şekilde dile getirilen bu terminoloji meselesi müziğimizin söz konusu edildiği neredeyse her yerde atıf alan bir konudur. Biz de hemen işin başında, adet üzere benzer atıfta bulunarak bu adetin bir an evvel son bulması dileğimizi tebliğ ediyor ve konservatuar(lar)dan ortak bir “Türk Müziği Terminolojisi” üstünde uzlaşmalarını istiyor, terminolojik kargaşaya bir son vermelerini bekliyoruz. Ayrıca bu beklentinin kanun veya kanun hükmünde kararnamelerle yerine getirilmesini değil, bilimsel platformlarda “bir sonuca varmadan platformun terki yasağı” koyularak tam bir uzlaşmayla hallini, acilen bekliyoruz!

 

Sonuçlar:

Bu metin içinde kullanılan konservatuar ve/veya konservatuarlar kelimeleriyle adresi belli bir konservatuar kasdedilmemiştir. Bir müzik eğitimi veren kurum olgusu olarak konservatuardan bahis açılmıştır. Konu Türk müziği konservatuarı terimleri üzerinden yürütülmüş olmasına rağmen Türkiye’de üniversitelere bağlı müzik eğitimi veren bütün kurumlar kastedilmiştir.  Bu kast, multidisipliner anlayışın gerekliliğine neredeyse her panelistin taraftar olmasıyla şekillenmiştir.

*

Konservatuar denilince çoğunluğun aklına gelen ilk işlev müzik icracısı yetiştirilmesidir. Günümüzde bu kurum işlevinin sadece icracı veya iyi icracı yetiştirmek olarak sınırlanması tek başına bir doğruyu ifade etmekten uzak kalmaktadır. 

 

Konservatuar yapılanmasının üniversite içinde olması konservatuardan beklenenleri etkilemekte, beklentilerin dağıldığı alanı üniversite yapısı içinde genişletmektedir.

Özmenteş’in “Üniversitelerin temel kuruluş amacı bilimsel bilgi üretmektir. Öğrenci yetiştirmek ikincil bir hedeftir. Öğrenciler bilim üretme sürecindeki gözlemciler olarak bu sürece doğrudan ya da dolaylı yollardan katılırlar. Bu yüzden üniversitelerdeki müzik eğitimi kurumları (tür fark etmeksizin) yalnızca icra ile ilgilenemezler, aksi takdirde müzik dernekleri ya da kurslarından bir farkları kalmaz. Üniversitelerdeki müzik eğitimi kurumları müziği farklı perspektiflerden inceleyerek, bilimsel bulgularını üretmelidir” cümleleri, üniversite içinde yapılanmış bir konservatuar için belki de elzem olan öngörüyü ve yapılacak eylemlerin hangi ana çerçevede şekillenmesi gerektiğini gözler önüne sermektedir. Bu durumda akademik işleyişin ne olduğunu bilenler için itiraz edilecek konu da ortada yoktur. Ne var ki, böylesi bir söylem, üniversite içinde yapılanmış da olsa akademik işleyişi göz ardı eden üniversite içindeki ve dışındaki bireyler için konservatuarın yalnızca icracı yetiştiren bir kurum olarak görünmesini engellememektedir. Hatta bu durum, konservatuar(lar) için olumsuz sayılabilecek başka bazı beklentileri tetiklemekte, konservatuar(lar)ın fakülte çatısı altında yeniden yapılanması görüşü gittikçe taraftar kazanmaktadır. Bu görüşü savunan Cevher, “Konservatuvarların üniversite bünyesinde yapılandırılmalarına rağmen, üniversite birimleri ile uyum sağlamadığı görülmektedir” derken, bir konservatuar öğretim üyesi olarak iğnenin sivri ucunu kendisine batırmaktan çekinmemektedir. 

Unutulmamalıdır ki, üniversite içinde yapılanmış bir konservatuar, akademik gerekliliklerden ödün vermez, veremez, vermemelidir!

*

Bir Türk müziği konservatuarından bekledikleriniz nelerdir sorusu ve soruya verilen cevaplar pek çok değişkeni içinde barındırdığından panelistlerin soruya cevap verirken ortaya koydukları yaklaşımlar da farklı farklı olmuştur. Bu farklılıkların meydana gelişi tabiidir.

*

Panel, küçük de olsa bir icracı-teorisyen çarpışmasına sahne olmuştur. Ama konservatuarlar, icracı ile teorisyenin çarpıştığı, çarpıştırıldığı alanlar değillerdir. Tam da aksine icracı ve teorisyenin elbirliğiyle, akademik ortamda, akademik çözümleri, hep bir arada ortaya koyup, ortaya çıkan çözümlemelerin duyurusunda bulunacakları merkezlerdir. Bir konservatuardan hem icracı ve hem de teorisyenin rahatça beraber çalışabileceği fikri ve fiziki ortamı sağlamasını ve eğer bu ortamlar yoksa, arzu edilen ortamları oluşturucu çaba içerisinde bir kurum olmasını bekliyoruz!

*

Türk müziği veya Türk makam müziği nazariyatı konusunda konservatuardan beklentilerimiz Karaosmanoğlu tebliğindeki “Yaklaşık 10 yıl öncesine kadar, nazariyat kitaplarındaki özellikle sayısal bilgilerle icra arasında hemen hiç alâka olmadığı için bu açıdan önemli bir sorun yoktu. Fakat şimdi bilgi ve ses teknolojilerinin gelişmesiyle, bu yanlışların icrayı olumsuz etkileme potansiyeli doğmuştur. Dolayısıyle, icrayla örtüşen nazari bilgilerin önemi günümüzde çok artmıştır” cümlelerle ve, Yarman tebliğindeki “Türk makam müziği bilimsel yönden doğruluğu sınanmış, icrayı layıkıyla temsil ettiği bulgulanmış ve üzerinde ittifak edilebilecek kadar ehven, notasyon yönünden tutarlı, ayrıca gelişmelere ve yeniliklere açık tek ve esnek bir modele dayalı olmalıdır” cümlelerle belli bir zemine oturmuş,  

 

Yönlü de bir sorusunda şöyle seslenmiştir: “Türk musıkisini sağlam nazarî temellere oturtmak, doğayı matematiksel modellere indirgemek kadar zor mudur acaba?”

Bu sorunun cevabı evet zordur ve belki de neredeyse sonsuz seçenek içinde imkansızdır! şeklindedir.  Zor olan meselelere getirilecek olan açıklamalar ise kollektif çalışmalarla en güzel şekilde ortaya konulurlar. Konservatuar(lar)dan, bilimsel temel üstünde yükselen, mantıklı ve çözümcül bir nazari sistemin ortaya konması için çalışmalar yapacak müzik insanlarına, taraf gözetmeksizin ev sahipliği yapmasını, uygulama ile sistem nazariyesinin bütünleştirilmesi veya sistem nazariyelerinin uygulama ile bütünleştirilmesi için deneysel eğitim-öğretim grupları oluşturmasını ve bu gruplar üzerinde başarısı sınandıktan sonra sistem değişikliğine gidilerek genel müzik eğitim ve öğretimine dahil edilebilecek, yaygın öğretimde yerini alacak  çalışmalar yapmasını; ayrıca gerek bu hususta, gerekse başka hususlarda müzik eğitimi bilimi disiplinlerinden ödün vermemesini, yapılmış çalışmaların duyurularının sadece bilimsel toplantı sahalarına mahkum edilmemesini, Türkiye’deki bütün müzikle ilgili resmi ve sivil  kuruluşlara duyurulması işlevini yerine getirmesini bekliyoruz!

*

Konservatuarın bir duyuru organı olmadığı elbette herkesin malumudur. Fakat unutulmamalıdır ki, özel olarak konuları takip eden bir azınlık dışında konservatuarın yapmış olduğu iyi, güzel, benimsenmesi gereken işlerden çoğunluğun habersizliği, konservatuarlarımızı bazen hedef tahtası haline getirmektedir. Hele hele halka malolmuş bozuk bir terminolojiyi düzeltmek hiç de o kadar kolay değildir.

 

Bu konuda, bir konservatuar öğretim üyesi olan Uslu’nun “İTÜ TMDK Müzikolojisinde olduğu gibi çeşitli üniversitelerde bazı arkadaşlar da müzikoloji alanındaki yazılarıyla bu konuları araştırmaktadır, ortaya konan kötü örneklere bakarak yapılanlarla ilgilenmeyip “ciddi hiçbir araştırma yapılmamıştır veya yapılmamaktadır” diyemeyiz, dememeliyiz, denilmemelidir” beyanı önemli bir beyandır.

 

Amatörüyle profesyoneliyle müzikle bir şekilde ilgisi olanların, varolan bu ilgilerini sadece müzik icrasıyla sabitlememek gibi bir yükümlülüğü de vardır. Amatör ve profesyonel müzik ilgililerinin veya amatör ve profesyonel müzikçilerin okumak ve hem de çok okumak, okuduktan sonra da değerlendirme yapmak görevi vardır. Ancak böyle olunca aynı eleştirileri farklı ağızlardan tekrarlamak kıskacından kurtulmuş olunur. Hatta çözüme ulaşmakta yolların çeşitliliği böylece yakalanarak,  belki de çözüm yolunda çok önemli bir fitil ateşlenmiş olur. Bu bağlamda vakıf, dernek, meslek odaları gibi sivil toplum kuruluşlarının müzikle ilgili yürütmüş oldukları faaliyetlerde müziğin sadece icra tarafına kendilerini mahkum etmemeleri gerekir. Konservatuar(lar)dan bu müzikle ilgisi olan sivil toplum kuruluşlarına, kuruluşların tercihte bulunabilecekleri öneriler zinciriyle yaklaşmasını, onlardan konservatuar(lar)a gelecek önerileri de bilimsel, objektif bakış açısıyla  değerlendirmelerini bekliyoruz! 

*

Yarman şöyle seslenmiştir: “…(konservatuvarlar), virtüözite seviyesinde ve müzik kültürü yüksek yorumcular kadar, yaratıcılıkta öne çıkmış besteciler yetiştirmek için var(dır.) Elbette her konservatuvar mezunu dünya çapında bir virtüöz yahut besteci olacak değildir, ama böyle bir virtüöz yahut besteci yetişecekse, mektepli olması beklentisi vardır. Batının virtüözleri, şefleri ve bestecileri artık hep konservatuvarlardan çıkarlar. Konservatuvarlar bu istikamete hizmet etmekten ve bu kıvanca ortak olmaktan asla geri kalmamalıdırlar.”

Konservatuardan mezun olan virtüözlerimiz, yorumcularımız, bestecilerimiz vardır ancak sayılarının çoğalması gerekmektedir. Bir konservatuardan bu şekilde sayıca daha çok ve aynı zamanda müzik kültürü yüksek müzikçiler yetiştirmesini bekliyoruz!

*

Bir taraftan Öğüş, “Öncelikle kalın harflerle şunu belirtmekte yarar bulunmaktadır: Kendi musikimizi ve buna ilişkin birikimi çok iyi irdeleyip kağıda aktarmak ve öğrenmek zorundayız. Bu olmazsa olmazların ilk aşamasıdır” derken,

Diğer taraftan Tarih kökenli konservatuar öğretim üyesi Uslu’nun Türk Müziği Tarihi’yle ilgili söylediği “Türk müziği tarihinin kaynaklarının araştırılması gerekir, araştırma(nın) akademik bir kurum tarafından desteklenmesi gerekir. Kaynaklar doğru metotlarla yeterince incelenmeden müzik tarihi yazamazsınız, üretilen bilgilere, teorilere güvenemezsiniz. Bu nedenle kaynakların –mevcut yazma, basma, nota- araştırılmasının önemi ve gerekliliği hatta öncelikli olduğu üzerinde ısrarla (durmak gerekir) sözleri manidardır.

Konservatuar(lar)dan her yönüyle bizim müzik tarihimizi bize veren kitap, ansiklopedi vs çalışmaların yapılması için kaynak ayırmasını, kaynak arayışına girmesini, heyetler teşkil ettirmesini ve mutlaka ve mutlaka bu konudaki ve müzik konusundaki diğer eserleri mükemmel bir baskıyla umumun istifadesine sunmasını bekliyoruz!

*

Müziğin aynı zamanda bir kimlik olarak kabulü, olumsuz etnik tartışmalarla karıştırılmaması gereken bir konudur. Bir müzik eserinin hangi bestekara veya bestekarlara  ait olabileceğinin sorgulaması yapılırken kullanılan müzikolojik kriterler farklı coğrafyaya ait müzik türleri için de benzer şekilde tezahür ederler. Bu sebeple Kılıçarslan’ın “Müziğimiz bir yarışma aracı ya da dünyada ille de başka milletlerin bizi kabullenmesi gereken bir propaganda aracı değildir. Müziğimiz bizim kimliğimizdir. Bizim yansımamızdır. Kimliğimizi kaybetmemeliyiz. Eğer müziğimizi başka milletlere de dinletme arzusunu taşıyorsak kendi kimliğimizi kullanmalıyız ve dinleyenler “işte bu Türk müziği!” demelilerdir...” şeklinde yerini bulmuş sözlerine etnik kimliğin bir yansıması şeklinde yaklaşmak büyük hata olacaktır. Geçmişteki Türk ve şimdiki Türkiye coğrafyasında vücuda getirilmiş etnik kökenleri farklı da olsa bestekarlarımızın ortaya çıkardıkları eserler Türk müziği veya Türk makam müziğinin farklı formlardaki güzide eserlerine atılan imzalar olmuşlardır. Bu imzaların, konservatuardan mezun edilecek bestecilerin kaleminde muhafaza edilmesi gayesiyle eğitiminin verilmesini konservatuar(lar)dan bekliyoruz! 

*

Çelik “Müzik tek başına enstrümanla ifade edilebilecek bir şey değildir. Müzik, kültür işidir” derken,

Kalkan “… musikimizin eğitimini alan ve veren kişilere oldukça fazla sorumluluk düşmekte. (Bu kişiler) temsil makamında oldukları için öncelikle yaptıkları işe kendileri sahip çıkmalıdırlar. Abur cubur furyasına mahkum olan bireylere hitap etme, onların dikkatini ve beğenisini kazanma yollarını aramalılar. Toplum olarak bize ait olan, bizi biz yapan değerlerimizi öğrenme ve koruma yolunda rehber olmalılar” sözleriyle önemli bir noktaya temas ettiler.

Bizi temsil etme noktasında sadece konservatuar ve konservatuar mezunlarına değil, bir topluluğun karşısına çıkıp konuşma, icra yapan veya yapacak, bilimsel tebliğde bulunacak  neredeyse müzikle ilgili herkes bu sorumluluğu hissetmek ve gereklerini yerine getirmek durumundadır. Bu konuda konservatuar(lar)dan, bizi layıkıyla müzikle ilgili her konuda yurt içinde ve yurt dışında temsil edecek mezunlar vermesini bekliyor, konservatuar bünyesindeki araştırmacıların ve yazarların da  aynı şekilde, yaptıkları yayınlarda bizi en güzel şekilde temsil etmelerini bekliyoruz!

*

Özmenteş’in “…konservatuarlar müziğin edimini yapsınlar tamam, ancak müziğimizin bilimsel temellerini ve bu alandaki bilgiyi sürekli arttırmak ve katlamak zorundalar. Günümüzde sonsuz enginlere yaklaşan küresel bilgi havuzunda bize ait bilgiler de olmalıdır. Temel işlev, tür ayrımı yapmaksızın bu (olmalıdır).” beyanı, konservatuardan artık neler beklediğimizi ve hatta neler beklemek zorunda olduğumuz konusunda yapılan en önemli beyanlardan birisiydi. İcracı yetiştirmesi birincil hedef olarak görünen bir konservatuardan üniversite içinde yapılanmasının bir karşılığı, bir getirisi olmak zorundadır.

Konservatuar(lar)dan küresel bilgi havuzunda bizim müziğimize ait verilerin önemli bir yer kaplamasıyla ilgili adımlarını hızlandırmasını bekliyoruz!

Müzikle ilgili atıf alan makalelerin üstünde konservatuar mensuplarımızın imzalarını ve konservatuarlarımızın isimlerini sıkça görmeyi bekliyoruz!

*

Belgin, “… formal eğitime başlama(nın) gecikmesi bir çok sorunu da birlikte getirmiştir. Sistemsizlik,metotsuzluk ve öğretmen sayısındaki kısıtlılık ve yetersizlik en büyük negatif etken olmuştur. Bunların giderilmesi için de  ciddi bir çalışma gerçekleştirilememiştir. Sanatı bilen fakat pedagojiyi bilmeyen, pedagojiyi bilen sanatı bilmeyen bir çok eğitici bu işte gönüllü de olsa büyük atılımlar yapamamıştır” derken,

Bozkurt, “…beklentim: Saz semaisinden konçertosuna, zeybeğinden operasına, ilahisinden senfonisine kadar bizim olan müzik türlerimize sahip çıkmak, onları korumak geliştirmek, yaşatmak ve  bu zengin müzik kültürümüzü tüm dünyanın beğenisine sunmak” diyordu. Bozkurt’un minvalinde panelistlerin çoğunluğu “batı-doğu” ayrımı olmayan ve müzik eğitiminin tek çatı altında verileceği bir konservatuar beklentisinde hemfikir kaldılar. Son on yılda çok daha fazla telaffuzuna rastladığımız bu tek çatı altında olmak fikrine ve Belgin’in çok güzel bir şekilde dile getirdiklerine Özmenteş’in müzik eğitimcisi sıfatıyla yaklaşımı gene çok manidardı:

Özmenteş “Disiplinlerarası yaklaşımları zorunlu kılan bütüncül yaklaşım, ülkemizde uzunca süredir tartışılan “müzik eğitimi kurumlarının tek çatı altında toplanması” fikrini güncel tutmaktadır. Ancak… Önemli olan çatının birleşmesi değil, duvarların geçirgen olmasıdır. Disiplinler arası yaklaşım ve yöntemlerle çalışma geleneğinin oluşmadığı düşünüldüğünde bu idari birlikteliğin ne getireceğini merak ediyorum. Öncelikle Müzik eğitimi biliminin tanınması, bu alanda disiplinlerarası çalışmaların başlaması ve benimsenmesi gerekmektedir” sözleriyle sadece müzik eğitimi bilimlerinin önemine değil, artık kendisinden sadece icracı yetiştirmekten kat be kat daha fazla şeylerin beklenmekte olduğu açıkça ortada olan konservatuarlarımızın gerek icracı ve gerekse diğer alanlarda öğrencileri yetiştirirken eğitim bilimlerinden faydalanılıp faydalanılmadığıyla ilgili önemli bir soruyu sormamıza sebep oluyordu. Haliyle konservatuardan bir beklentimiz de böylece şekillendi:

Konservatuar(lar)dan, bünyesinde barındırdığı her oluşum içinde verilen eğitimde müzik eğitimi biliminin verilerinden müzik eğitimcilerinin aracılığıyla faydalanarak eğitimini şekillendirmesini ve böylece eğitim vermesini bekliyoruz!

*

Müzik eğitimi ve müzik eğitimciliğini bir disiplin olarak tanımamış konservatuarın vereceği eğitimle mezun ettiği öğrencilerinin, arzu edilen kalitede olması ihtimalinin sadece tesadüfe terk edildiği açıkça ortadadır:

Konservatuardan tesadüfen kaliteli mezun vermesini değil, tesadüfen kalitesiz mezun vermesini bekliyoruz!

*

Multidisipliner anlayışı sıkça telaffuz eden bireylerin, bu telaffuzlarında samimi olduklarının ispatı, disiplinlerin her birine hem telaffuzlarında ve hem de ortaya çıkan işlerinde yer vermeleriyle ancak mümkün olacaktır

Konservatuarların senelerdir dile getirdikleri multidisipliner yaklaşım konularında samimiyetlerini artık ispat etmelerini bekliyoruz!

*

Özmenteş, “Sorun sadece konservatuara ait değildir. Ülkemizin diğer müzik eğitimi kurumlarındaki yapısal ve akademik sorunlar çözülmeden konservatuarlardan fazla bir şey beklemek hayal olur. Çözüm ülkemizdeki müzik eğitimi kurumlarının disiplinlerarası çalışmalarla aralarındaki duvarı kaldırmaları ve müziğin meselelerine birlikte geliştirdikleri perspektiften bakmaları ile çözülebilir. Müzik eğitimi kurumlarının disiplinlerarası geçirgenliğe dayalı bir kültüre bir an evvel kavuşması gerekmektedir”  derken; bu panel sonuç metni içinde konservatuar kelimesine niçin üniversitelere bağlı müzik eğitimi veren kurumların da dahil edildiğinin bir açıklamasını, belki de bu sonucun farkında olmadan yapmış bulunmaktaydılar.

Konservatuarların kendilerine yöneltmeleri beklenen otonomik bakış, elbette diğer müzik eğitimi veren kurumların da kendilerine yöneltmeleri beklenen nazarlarının beklentisini ifade eder!

*

Maalesef bu gibi toplantıların terminoloji gibi olmazsa olmazlarından bir dile getirileni de istihdam problemidir. Panel esnasındaki tebliğlerinin birisinde çalgıcı-şarkıcı-sanatçı kavramlarıyla ilgili açıklamasını çok güzel bir şekilde kara-mizah yoluyla sunan Kaynarca ve bir sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden Simav, başka bazı panelistlerle beraber kanayan yaramıza tekrar tekrar parmak bastılar.

Konservatuar(lar)ın diğer müzik eğitimi veren kurumlar ve müzikle ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla; önce bir araya gelip sorunu ölçeklerle net bir şekilde ortaya, en son 2008 verileriyle koymaları ve sonra da başka bazı konularda örneklerini gördüğümüz vechiyle meclis kapısına gitmelerini bekliyoruz!

Meclise bu gidişte: Okuldan arta kalan zamanlarını gazino-bar gibi yerlerde müzik yaparak geçiren ve belki de öylece geçirmeye mahkum bırakılan, geleceğin kültür taşıyıcılarıyla, geleceğin kültürümüzü taşıyıcılarıyla, 

Meclise bu gidişte: ister Doğu’nun müziğinin eğitimini alsın, ister Batı’nın müziğinin eğitimini alsın tamamı üniversitelere bağlı müzikle ilgili eğitim veren kurumlarımızda okuyan, 17-20 yaşlarında, en az 1000 (bin) kişilik saz, topluluk - orkestra, koro’suyla gidilmesini bekliyor, her bir portesi kompozisyon dersi veren üniversite hocaları tarafından bestelenmiş 17-20 (on yedi – yirmi) dakikacık  özgün bir eser ve yaz tatilinde 17-20 dakikacık süren bu kompozisyonun, 17-20 dakikacıklık yaz tatili konserini vermelerini bekliyoruz!

 Görülecektir ki, bilgisayar başında sadece zaman öldüren (!) bizler değil, bilgisayarla hiç karşılaşmamış milletimizin ferdleri bile, orada 17-20 dakikacıklarını, o muazzam konseri dinlemek için ayıracak ve meclisi teşrif edeceklerdir.

Müzikle ilgili sivil toplum kuruluşlarından, müzikle ilgili eğitim veren kurum ve kuruluşlardan sadece formasyonun da dahil edildiği ve öğretmenlik yapmasına imkan tanınmış sanatçılarla istihdamı sağlayamayacaklarının, istihdam meselesine farklı çözüm yolları geliştirilmesi gerekliliğinin farkında olmalarını, meclisin de işin içine dahil olduğu tam bir birliktelikle çözüm yolları üretilmesi gerekliliğinin farkında olmalarını ve bu konuda çalışmalar yapmalarını, yapılan ve yapılacak çalışmalardan bütün kamuoyunu haberdar etmelerini bekliyoruz!

*

Amaçları kağıt üzerinde sunulmuş olan bir konservatuardan, tebliği yapılmış bu amaçlar dışında bazı amaçları gerçekleştirmediği için hüküm vermek yanlıştır. Belki kayıt altına alınmış amaçların ne şekilde ve ne seviyede gerçekleştirildiğini görüp, amaçlarını gerçekleştiremez duruma gelmiş bir kurum sorgulanabilir. Bu panel, böyle bir sorgulama veya böyle bir amaç için düzenlenmemiş ve hangi konservatuarın, tebliğ ettiği hangi amaçları gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunda (var olup olmadığını zaten bilmediğimiz) bir araştırma sonucu da bu panel içinde zaten tebliğ edilmemiştir. Ancak konservatuar(lar)ın kendi üstlerine bir nazar edip, kendilerinin kendileri hakkında bir karara varmaları, kalitenin yakalanmak istendiğinin ipuçlarını bizlere verecektir. Bu panel neticesinde elde edilen sonuçlar, kuruluşu tamamlanmış ve eğitim-öğretim faaliyetlerine başlayarak mezunlarını da her sene vermeye devam eden konservatuarlara, konservatuarların sayın idarecilerine hitap etmeyi gerektirmektedir:

Konservatuarlarımızın kıymetli idarecileri!

Lutfen sorumlusu olduğunuz kurumun kuruluş amaçlarını gözden geçiriniz.

Bu gözden geçirmenin neticesinde varmış olduğunuz kanaatleri kendi içinizde teşkil ettiğiniz bir heyet önünde tebliğ ediniz.

Amaçların ne kadarının gerçekleşip ne kadarının gerçekleşmediğini ölçeklendirecek çalışmalar yapınız.

Kuruluş amaçlarında revize edilmesi gereken maddeler varsa bunları revize ediniz, yeni amaçlar eklenmesi gerekiyorsa ekleyiniz ve çıkarılması gereken amaçlar varsa bunları çıkarınız.

Lutfen unutmayınız ki, kurumlar, kurum idarecilerinin kişisel beğenileri, kişisel istekleri doğrultusunda idare edilecek olurlarsa bu durum sadece kurum menfaatlerine zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda millet menfaatlerine de zarar verir.

Aldığınız veya alacağınız kararlara lutfen kurumsal imzalar atınız ve bu kararları kamuoyuna, müzikle ilgili diğer resmi ve sivil kuruluşlara bilgi vermek üzere tebliğ ediniz. Bu kamuoyuna yapılacak deklarasyonlar çok önemlidir. Çünkü müziğinin de eğitiminin verildiği bir konservatuara çok geç kavuşan bu millet, geç kavuştuğu konservatuarının kendisinden kopuk olmamasını beklemektedir!

*

Panel icrası esnasında bir Türk müziği konservatuarından beklenenlerin neler olduğu dile getirilirken, beklentilerin aynı zamanda mevcut kurumlara bir olumsuz eleştiri yönlendiriliyormuş gibi intiba bırakması panelin yapılış amacının dışında bir tezahürdür. Bu olumsuz tezahürden en çok etkilenmesi ihtimali olan kurum ise “Türk müziği eğitimini veren ilk” olması sebebiyle, 1975’te kurulan İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuarı ve bu kurumun mensuplarıdır.

Müzik tarihimizde çok önemli bir yere sahip olan bu konservatuarımızın ve sonra da takiben kurulan diğer konservatuarlarımızın yıkıcı tenkitlerle yıpratılması gibi bir amaç ve eylem bu panel içinde yoktur, olmamıştır! 

Tulgan’ın tebliğ metninde yer alan “…bu yolda bestecisi - icracısı - bilinçli dinleyicisiyle belki küçük, ama ciddi bir hareketin doğmasını -dikkat buyurunuz- arzu ve ümit ediyorum. Ve bu görüşümü kendi sanat telakkisine uygun bulacak dostları, aktif katkıya çağırıyorum” sözleriyle vurgu yaptığı iyi niyetli çağrının benzeri bir amaç bu panel için de vardı ve daha iyiyi, daha güzeli arama gayesi güdüldü.

Uslu’nun tebliğ metninde dile getirdiği “Konservatuvara yapılan eleştirilerin haklılık payı olduğu kadar “acımasızlıkla” dolu olduğunu, yanlı saldırı kokusu hissettirdiklerini düşünüyorum” sözleri, hemen yukarıdaki açıklamalarla sonuç metni içinde yer verilmek zorunda kalınan sözler olmuştur.

*

Türkiye’de ilk defa, tamamen “internet yazışma ortamında” gerçekleştirilen Bir Türk Müziği Konservatuarından Bekledikleriniz Nelerdir Paneli’nin neticesinde oluşan Bir Türk Müziği Konservatuarından Beklenenler Tablosunu dikkatlerinize sunarken, tablonun nasıl ve niçin bu şekilde yapıldığının açıklamada verilen gerekçelerini göz önünde bulundurmanızı rica ederim.

Bu panel esnasında yaptığım mülakatta Ayangil’in “Kuvveden fiile geçilsin denildiğinde, hangi mülâhazalarla olduğunu hem bildiğim, hem de bilmediğim, bilmek de istemediğim bazı nedenlere mebni olarak bu (toplantılarda ortaya konulan fikriyat,) fiiliyata aksetmiyor. Öylece kalıyor. Yapılan toplantılar da böylece fikrî bir mastürbasyona dönüşmüş oluyor” cümlelerinin şimdi de doğrulanmaması arzumu dile getirerek, resmi ve sivil internet platformlarında böylesi verimli toplantıların tertip edilmesinin internet kullanımında verimliliği arttırıcı adımlardan birisi olduğu vurgusunu yapar, devamını diler, saygılarımı sunarım.

 

Mehmet Emin KAKAN

Türk Musikisi Haberleşme Grubu

BTMKBN Tartışması Moderatörü

Antalya, 1 Mart 2009

 

Tablo 1: Bir Türk Müziği Konservatuarından Beklenenler (2009)

 

1

Batı müziği veya Türk müziği diye bir ayrım yapılmamasını bekliyoruz. 

2

Bir konservatuarda Türk müziğinin en az Batı müziği kadar öğretilmesini, her iki müziğin de eşit şekilde öğretilmesini bekliyoruz. 

3

Konservatuarın konservatuardan mezun olacak gençlerimizin istihdam edileceği alanlara sahip çıkmasını, bu istihdam alanlarına alınacak kişiler eğer bir imtihandan geçiriliyorsa bu imtihanları yüksek oranda başarıyla geçecek mezunlar vermesini bekliyoruz. 

4

Konservatuardan Türk müziğinin geçmişine tam olarak hakim mezunlar vermesini bekliyoruz. 

5

Konservatuardan bize ait olan değerleri geliştirip güzelleştirecek mezunlar vermesini bekliyoruz. 

6

Konservatuardan sadece belli bir kitleye değil, Türk müziğini tanıma, müziğimize sahip çıkma adına; topluma hitap etme, toplumu bilinçlendirme çabası içine girecek mezunlar vermesini bekliyoruz. 

7

Konservatuardan ortaya çıkmış müzikle ilgili bazı kavramların kargaşasına son vermesini bekliyoruz. 

8

Konservatuardan, tonal tarz olsun, makam tarzı olsun, yerel icra gelenekleri olsun hepsini bir çatı altında toplamasını, hepsini bir çatı altında toplayacak çalışmalar yapmasını bekliyoruz. 

9

Konservatuarın konservatuarlar arası nazariyat birliğini temin edici çalışmalar yapmasını bekliyoruz. 

10

Konservatuarın umum tarafından benimsenmiş bir nota-teori düsturuna yakınsanmanın çalışmalarının yapılmasını bekliyoruz. 

11

Konservatuardan, kendini YÖK’ten ayıracak çalışmalar yapmasını, doğrudan Kültür Bakanlığı’na bağlanmak istediğinin ilanını yapmasını ve hatta Ulusal Müzik Bakanlığı gibi yeni bir oluşumun ortaya çıkarılması için çalışmalar yapmasını bekliyoruz. 

12

Konservatuardan, gerek Bati (modern Turk) tarzi calgi, teori ve bestecilik egitiminin, gerek geleneksel Turk tarzi calgi, teori ve bestecilik egitiminin ayni cati altinda, ama ayri bolumlerde verilmesi için çaba sarfetmesini bekliyoruz. 

13

Konservatuardan, muzikoloji, etnomuzikoloji, antropomuzikoloji ve muzik sosyolojisi gibi akademik alanlarin ait olduklari universiteler tarafindan üstlenilmek üzere ilgili üniversitelere devir çalışmalarını yapmasını bekliyoruz. 

14

Konservatuarın yetenekli gençlerle özel olarak ilgilenmesini bekliyoruz. 

15

Aslolan icradır ve konservatuardan, temel işlevi iyi icracı yetiştirmek olan bir kurum olmasını bekliyorum. 

16

Konservatuardan, ünlü saz ve ses icracılarının katılacağı workshopları bol bol düzenlenmesini bekliyorum. Konservatuar öğrencilerinin de bu workshoplardan faydalanarak icra yönlerinin geliştirmelerini bekliyorum. 

17

Konsevatuardan, kayıt dinleme dersleri koymasını bekliyorum. 

18

Konservatuardan icra heyetleri oluşturmasını ve bu icra heyetleriyle bol bol konser düzenlemesini bekliyorum. 

19

Konservatuardan konser, turne gibi sebeplerle okuldan uzaklaşmak zorunda kalan hocalar yüzünden derslerin boş geçmesine izin vermeyecek disiplinin yerleşmesi için çalışmalar yapmasını ve bu disiplini yerleştirmesini bekliyorum. 

20

Konservatuardan bir başka konservatuarın bünyesinde sonradan bazı talepler doğrultusunda “Türk Sanat Müziği Bölümü” gibi veya başka adlar altında eğitim öğretimin yapılmaya başlanmasıyla ilgili tepki ortaya koymasını ve böyle şeylere müsaade edilmemesi için girişimlerde bulunmasını bekliyorum. 

21

Konservatuardan, konservatuarların minumum 4 yıllık olmalarına rağmen fakülte statüsünde olmadıklarından "müdür" tarafından yönetilmelerine bir son verme çalışmalarına başlamasını bekliyorum. 

22

Konservatuardan, konservatuarın acemi yöneticilere tecrübe kazandıran bir birim olmamak için işten anlayan yöneticilerin başa geçeceği tedbirleri içeren bir sistematiği harekete geçirmesini bekliyorum. 

23

Konservatuardan, konservatuarın üniversite yönetiminden ayrı tutulacağı, özerk hâle getirileceği çalışmalara hız vermesi ve bunun için girişimlere başlamasını, başlamış olan girişimleri başarıyla sonlandırmasını bekliyorum. 

24

Konservatuardan, rektör değişimiyle değişen müdürlerle yönetimine son verici tedbirlere ön ayak olmasını bekliyorum. 

25

Konservatuardan, konservatuar öğretim üyelerinin diğer öğretim üyeleriyle kamplaşmayı kendine iş edinen öğretim üyelerinden arınarak asıl işine sahip çıkan öğretim üyelerinin yetiştirdiği talebelere ev sahipliği yapmasını bekliyorum. 

26

Konservatuarın, öğrencilere "çalgıcı" yada "şarkıcı" ile "sanatçı" arasındaki farkları iyi öğretmesini ve öğrencilerin de bilimsel çalışmalara özendirici faaliyetlerle beslenmesini sağlayıcı etkinlikleri ortaya koymasını bekliyorum. 

27

Konservatuarın, müzik eğitim fakültesi, güzel sanatlar fakültesi gibi fakültelerle arasındaki farklar gün geçtikçe azalmaktadır. Bu farkın azalmasına sebep, ilgili disiplin mensubu olan öğretim üyelerinin sahibi oldukları disiplini haklı olarak konservatuar içinde yerleştirmeye çalışmalarıdır. Konservatuardan bu etkilenmeyi olumluluğa sevkedecek bir disiplinlerarası etkileşim için çalışmalar ortaya koymasını ve bu etkileşimden fayda temin eden kaliteli mezunlar vermesini bekliyorum. 

28

Konservatuardan mezunlarının istihdamı için gerekli ve yeterli çabayı ortaya koyduğunu görmeyi bekliyorum. 

29

Konservatuardan, konservatuarda verilen derslerin diğer konservatuarlarla belli bir standarta oturtulmasını bekliyorum. Çünkü standart olmayan eğitim ile üniversiteler arası yatay geçiş imkanı çoğu zaman sağlanamamaktadır. 

30

Konservatuardan, konservatuarda okutulacak derslere ilişkin nitelikli yayınları vücuda getirmesini bekliyorum. 

31

Konservatuardan, eğitimi verilecek olan müzik enstrümanıyla ilgili enstrüman metodlarını kendi branşında "iyi" enstruman çalan kimseler tarafından yazılması, ortaya konulması için seçici davranmasını bekliyorum. 

32

Konservatuardan, yetiştirdiği öğrencilere Osmanlı Türkçesi’nin önemini kavratıcı ve konservatuarlarda Osmanlı Türkçesi  dersi zorunlu kılınmasıyla ilgili çalışmalar yapmasını bekliyorum. 

33

Konservatuardan, edebiyat (vezin, güfte incelemeleri vb. gibi) derslerine de Osmanlı Türkçesi gibi önem vermesini, önemini öğrencilere kavratıcı tedbirler almasını bekliyorum. 

34

Konservatuardan, usûl derslerine önem vermesini, usul derslerini geçiştirmemesini, öğrencilere usulün önemini kavratıcı çalışmalar yapmasını bekliyorum. 

35

Konservatuardan eski-yeni nazari sistemler arası mukayeseli eğitimi öğrencilerine vermesini bekliyorum. 

36

Konservatuardan, farklı nota yazım sistemlerini bilip, gerektiğinde nota çevirilerini rahatça yapabilecek mezunlar yetiştirmesini bekliyorum. 

37

Konservatuardan, müzik ve genel kültür arasındaki bağı iyi kurup, iyi müzik yapabilmenin bir yolunun da kültürlü olmaktan geçtiğini benimseyen, okuyan, anlatan, okuduklarını yaptığı müziğe yansıtıp, yaptığı müzikle ortaya koyabilen mezunlar vermesini bekliyorum. 

38

Konservatuardan, konservatuarda var olan bölüm isimlerinin standartlaşması için çalışmalar yapmasını bekliyorum. Çünkü "Türk Sanat Müziği Bölümü", "Türk Müziği Bölümü", “Türk Musikisi Bölümü”, "Temel Bilimler Bölümü", "Ses Eğitimi Bölümü" gibi isimler YÖK kılavuzunda yer almaktadır ama bu bölümlerin arasındaki farklar net olarak ortaya konulmamıştır. 

39

Konservatuardan, diğer konservatuarlarla sürekli iletişim halinde olmasını, eğitim ve öğretimde birlik konusunda ortak çalışmalar yapmasını bekliyorum. 

40

Konservatuarın, sadece icrâcı değil notist, tonmaister, araştırmacı v.b gibi öğrencilerin de mezun olabileceğinin farkına varmasını, ihtiyaç olan bu dallarda da mezunlar vermesini bekliyorum. 

41

Konservatuardan, konservatuar öğrencilerine verilen notlarda kullanılan kriterlerin neler olduğunu, olması gerektiğini açıklayan ve aynı zamanda uygulamada baz alınacak yönergeler hazırlamasını, bu yönergeler hazırlanırken herhangi bir dersten alınan notlarla transkripti yüksek olan bir öğrenci ile aynı öğrencinin düşük puanlı derslerinin izalesinin önüne set çekici yöntemler geliştirmesini bekliyorum. Verilen her dersin önemli olduğuna vurgunun yapılmasını ve öğrencilere de aldıkları her dersin ne kadar önemli olduğunun kavratılacağı çalışmalar yapılmasını bekliyorum. 

42

Konservatuardan, konservatuarın yüksek lisans ve doktora programlarına öğrenci alımındaki kriterlerin tekrar gözden geçirilmesini, bu tip sınavlardaki "bilim sınavı" katkı payının arttırılmasını ve yüksek seviyede icracı olan bir mezun ile icrası düşük seviyede olan bir aday arasındaki adaletsizliğin giderileceği çalışmalar yapmasını bekliyorum. Çünkü iyi icracıların sanatçı, kötü icracıların akademisyen olduğu gibi bir yanlış düşünce gittikçe kendine daha fazla yer bulmaya başlamıştır. 

43

Konservatuardan, iyi icracı ve aynı zamanda iyi akademisyen de olan mezunların sayısını artırıcı çalışmalara girişmesini ve bu iyi icracı ve iyi akademisyen olan kişilerin kurum idarecisi olmasını sağlayıcı çalışmalar yapmasını bekliyorum. 

44

Konservatuardan, bir konservatuarın bilimselliğine yakışır yüksek lisans ve doktora tez konularıyla bilimsel indexe dahil olan çalışmalara ev sahipliği yapmasını bekliyorum.  

45

Konservatuardan, Türk Halk Müziği ile Türk Sanat Müziği “ayrımcılığını” ortadan kaldırıcı uygulamalara ev sahipliği yapmasını, yetiştirilen öğrencilere aynı isim altında (ör:Türk Müziği) ortak dersler gösterilmesini ve branşlaşılacağı zaman da ilgili derslerle ayrıca takviye edilmiş bir uygulama içinde olmasını bekliyorum. 

46

Konservatuardan, türü ne olursa olsun her tür müzik ve bu müzik türlerinin icracılarına saygılı ve ilgili mezunlar vermesini bekliyorum. 

47

Her üniversitede bir konservatuar açma çabası yerine uygun bölgelerde nitelikli konservatuarlar oluşturmak gerekmektedir. Türkiye'nin başkentinde bir Türk müziği konservatuarı yada bölümünün hâlâ açılmamış olması da düşündürücüdür. Bu bağlamda bir konservatuardan, yeni açılacak olan konservatuarların açılma kararları üstünde etkin rol oynamasını ideal düşüncelerden ödün vermemesini bekliyorum. Bir konservatuar sadece kendi binası içinde kendisine yeter değil, bütün ülke topraklarında etkisini hissettirir yapıcı kararlarda etkin rol oynamalıdır.  

48

Konservatuardan, bilim ve sanatın siyasete alet edilmediği kurumlar olmalarını bekliyorum. 

49

Konservatuardan, yalnızca Turk musikisi alanında iyi sanatcılar yetistirme amacini gutmesini bekliyorum. 

50

Konservatuardan sadece bir müzik türünün değil diğer müzik türlerinin de eğitim ve öğretiminin yapıldığı, Itri ve Dede’nin tanındığı gibi Saygun’un, Rey’in tanındığı yerler olmasını, tür ayrımcılığını bünyesinde barındıran okul hüviyetinden kurtulmasını bekliyorum.

51

Konservaturdan, bütün müzik okullarını tek çatı altında bir araya getirmesini bekliyorum.

52

Müzik tek başına enstrümanla ifade edilebilecek bir şey değildir. Müzik, kültür işidir. Bütün bu bilgilerin en güzel ve en doğru olarak verilebileceği en önemli kapı ise konservatuardır, konservatuar olması gerekir. Konservatuardan bunu canlı olarak üzerinde taşıyan mezunlar vermesini bekliyorum.

53

Konservatuardan, sadece müzik tarihi değil, mesela Türk Müziği öğrenmek istiyorsak, öğrencilere Türk Tarihi ve aynı zamanda genel tarih hakkında da pek çok şey vermesini bekliyorum.

54

Konservatuardan, makam kavramına tam hakim ve makam konusunda tereddütü olmayan mezunlar vermesini bekliyorum.

55

Konservatuardan, gerçek Türk müziğinin (makam kavramı) doğru ve tam olarak öğretildiği bir kurum olmasını bekliyorum.

56

Konservatuardan, genel kültür değerlerimizin doğru ve tam olarak öğretildiği, bu değerleri benimseyen mezunlar vermesini bekliyorum.

57

Konservatuarın sadece mezunlarına değil aynı zamanda milletimize de Türk müziğinin çeşitli dünya müziklerinden hiç de aşağı bir müzik olmayıp, aksine çok yüksek seviyeli müziklerle aynı değerleri taşıdığı duygusunu vermesini benimsetmesini bekliyorum.

58

Konservatuardan, pop müzik ya da popüler müzik hakkında gerekli bilgilerin çocuklarımıza gerçek anlamıyla anlatmasını, bu türlerle de ilgili bilgiyle donanmış olarak mezun vermesini bekliyorum.

59

Konservatuardan, Türk müziği teorisinin halen icra edilen müzik için yeterli olup olmadığının tartışılmasını, yeterli değilse ne yapılması gerektiğinin araştırılması için gerekli girişimlerin yapılmasını ya da girişimcilerin önünü açmasını bekliyorum.

60

Konservatuardan, Türk müziğinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için daha çok çaba sarfetmesini bekliyorum.

61

Konservatuarın, Türk müziğinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için çaba sarfederken tek çıkar yolun batı müziği ya da başka bir milletin müziği ile entegre olmak gibi bir düşünce sistematiğinden uzak kalmasını ve bu düşünce sisteminden uzak mezunlar vermesini bekliyorum.

62

Konservatuarın, çoğu kimse tarafından kullanılan “çağdaş müzik” kavramına bir açıklık getirmesini, bu kavram altında empozisyonu yapılan ve yalnızca “Batı Müziği” denilen müziğin kasdedildiği kavram olmasından uzaklaştırıcı çalışmalar yapmasını bekliyorum.

63

Konservatuardan, eğer insanlar istiyorlarsa, Pop müzik konservatuarı, Arabesk müzik konservatuarı, vs. her türlü müziğe saygı ile yaklaşıp (çünkü bizim anlayışımıza göre müzik kutsaldır) bu tür müziklerinde eğitimini vermesini bekliyorum ama bu eğitim öz müziğimizi, öz müzik türlerimizi gölgede bırakan bir eğitim olmamalı, öz müziğimizin eğitimini gereğince ve yeterince verip mezunlar yetiştiren bir konservatuar olmasını bekliyorum.

64

Konservatuardan, Batı müziği ve geleneksel Türk müziğini benimseyen bir kurum olmasını ve her iki alanda da müzisyen yetiştirmesini bekliyorum.

65

Konservatuardan, sadece müziğin sanat yönüne değil, aynı zamanda müziğin akademik yönüne de ağırlık vermesini bekliyorum.

66

Konservatuarın, her iki müzik türüne nasıl ev sahipliği yapacağının ve hem sanatçı ve hem de aynı zamanda nasıl iyi bir akademisyen yetiştirileceği sorunsalına çözüm getirecek fikirleri üretmesini bekliyorum.

67

Konservatuardan gerekirse, müziğin sanat ve akademik yönünü ayrı telakki ederek konservatuar ve fakülte ayrımıyla bu eğitimlerin verilmesi için çaba sarfetmesini bekliyorum.

68

Konservatuardan, sanatçıya temel müzik eğitiminin ardından üretkenliği teşvik edici "özgürlük" vermesini bekliyorum. Gene aynı konservatuardan eğer akademisyen çıkacaksa ki, mevcud durumda çıkmak zorunda, doğru akademik metotlarla ortaya çıkan sonuçları özgürce yazabilmelerine, yayınlayabilmelerine imkan tanımasını bekliyorum.

69

Türk müziğinin konservatuarlarda sadece bir pratik olarak görülmesi müziğimizin kuramsal temellerinin araştırılmasını engelliyor. Bu yüzden konservatuardan, müziğin kuramsal temellerini ihmal etmeden kuramcılara uygun, yeterli, özgür çalışma ve yayın yapma ortamını hazırlamasını bekliyorum.

70

Konservatuardan, müziğimizin bilimsel temellerini ve bu alandaki bilgiyi sürekli arttırmasını ve katlamasını bekliyorum.

71

Konservatuardan, günümüzde sonsuz enginlere yaklaşan küresel bilgi havuzunda bize ait bilgilerle katkıda bulunmasını, küresel bilgi havuzunda yer alan yayınların sayısının artırılmasını ve bütün  bunları yaparken de temel işlev tür ayrımına sapmamasını bekliyorum.

72

Konservatuarın terminolojik açmazlara bir son getirmek üzere ciddi müzikbilimsel terminolojik çalışma içine girmesini, hatta bu çalışmalar için gerekirse üniversiteler veya konservatuarlararası bir kurul oluşturulmasını ve genelgeçer müzikbilimsel ortak bir terminoloji üstünde hemfikir olunacak çalışmalar yapmasını bekliyorum.

73

Konservatuarın, "Türk musikisi" kavraminda olduğu gibi karışıklıklara son verici çalışmalar yapmasını bekliyorum.

74

Konservatuarın makam musikisini yeniden canlandirmak gibi bir gorevi üstlenmesini bekliyorum.

75

Konservatuardan, "olanaginca bati tarzi ile benzesme" hedefine yonelip sadece ve sadece bu hedef doğrultusunda iş ortaya koyan mezunları değil de aynı hedefi kendine amaç da edinse makam musikisinin tumuyle kendine has lezzetlerinin kaybolmasina yol açmayan mezunlar vermesini bekliyorum.

76

Konservatuardan, icracilar, dinleyiciler ve yeni bestekarlar ile ortak bir "hareket" içinde olmasını, bu ortak hareketin makam müziğinin işlerliğine katkıda bulunucu çalışmalar olmasını bekliyorum.

77

Konservatuardan, makam müziğinde beste veren üst seviyede bestecilerin yetiştirmesini bekliyorum. Gerekirse besteleme işinde diğer müzikçilerle ortak hareketin bir yolunu bulması ve yeni eser ortaya çıkarılmasını teşvik etmesini bekliyorum.

78

Konservatuardan, konservatuar isminin yanında bir ulusun adına yer vermek gibi uygulamalara son vermesini ve “ulusal konservatuar” kavramının yerleştirilmesini bekliyorum.

79

Konservatuarda, tüm öğrencilere temel ses fiziği, müzik aritmetiği, akustik, çalgı bilgisi, müzik tarihi, nota, solfej, ritm, makam, usul, armoni, kontrpuan, beste, tavır, doğaçlama, ... derslerinin verilmesini ve ayrıca uzmanlaşacakları branşta da derinlemesine eğitilmelerini bekliyorum.

80

Konservatuardan, sanatçı olarak yetiştirilmek üzere konservatuvara giren öğrencilere ses fiziği, müzik aritmetiği, akustik, ... derslerini; araştırmacı olacak fakülte müzik bölümü öğrencilerine de (yukardakilere ek olarak) nota, solfej, ritm, makam, usul, armoni, kontrpuan, beste, ... derslerinin verilmesini bekliyor. Böylece, her iki öğrenci grubunun da, asıl branşlarının dışındaki derslerden sorumlu tutulmak suretiyle daha geniş bir ufka sahip mezunlar olacaklarına inanıyor, konservatuardan böyle geniş ufuklu mezunlar çıkmasını bekliyorum.

81

Konservatuardan, icranın tekamülü için vazgeçilmez olan müzik teorisini ikinci plana itmemesini, en az icra kadar müzik teorisine veya teorilerine hakim veya müzik teorisinin önemini bilen mezunlar vermesini bekliyorum.

82

Konservatuvardan, virtüozite seviyesinde ve müzik kültürü yüksek yorumcular mezun vermesinin yanında, yaratıcılıkta öne çıkmış besteciler de yetiştirmesini bekliyorum.

83

Konservatuardan, besteciliği sözkonusu edilen müzik türünün temel teorik unsurlarını tarihi bir perspektifte ele alarak, türün teorik unsurlarına tarihi bir perspektifle bakabilen, teoriye tam vakıf besteciler mezun etmesini bekliyorum.

84

Konservatuarın, bestecilik alanında arzu edilen rönesansı yahut reformu gerçekleştirecek biricik kurumlar olduğunu kabul ediyor, bu çerçeve içinde makam geleneğini öğretme misyonunu üstlenmiş konservatuar olmasını bekliyorum.

85

Konservatuardan, teorik modelde, icracılığı ve besteciliği sekteye uğratacak eksiklikler ve hatalar var ise, bu modelin ya düzeltilmesi, yahut terkedilmesi ve yerine yeni bir modelin konulması için ciddi çaba sarfetmesini bekliyorum.

86

Konservatuardan, konservatuar bünyesinde var olan kompozisyon, teori ve icraya dayalı bölümleri arasındaki kopukluğun makam müziğimizin tekamülüne ne kadar zarar vermekte olduğu gerçeğini gündeme getirerek, bu kopuklukların bir an evvel giderilmesi hususunda çalışmalar içinde bulunmasını bekliyorum.

87

Konservatuardan, yok edilmeye çalışılan Türk Müziği’nin nasıl kurtarılabileceği ve gençlerimize bu kıymetli şeyin sevdirilip, daha ayrıntılı olarak öğretilebilmesinin çözüm yollarını bulmasını bekliyorum.

88

Türk musikisi korunmaya ihtiyacı olan bir müzik türüdür. Bu yüzden konservatuardan, Türk musikisini korumasını bekliyorum.

89

Konservatuarda Batı müziği de verildiğinde Türk Musıkisi icrası sırasında batı müziği kalıplarıyla davranan icracılar ortaya çıkmakta ve bu da Türk Musıkisi icrası sırasında sakatlıklar doğurmaktadır.  O yüzden konservatuardan böyle uygulamalar içine girmemesini bekliyorum.

90

Konservatuarın, makam müziğimizin “yalnızca” bire bir meşk yöntemiyle aktarılageldiği şeklindeki düşünceler karşısında sessiz durmamasını, makam müziğimizin geçmişi yüzyıllar evveline dayanan köklü ve yazılı bir nazariyata ve notaya dayanmakta olduğunun vurgusunu açıkça yapacak mezunlar vermesini bekliyorum.

91

Konservatuarın, Türk müziği denilince sadece Türk makam müziğinin anlaşıldığı gibi yanlış anlaşılmaların önüne geçecek ve Türk müziği denilince başka “makamsal olmayan” Türk müzik türlerinin de artık var olduğunu kabulden hareketle, genel kabul gören sınıflamaları başka konservatuarlarla beraber hareket ederek eğitimini vermesini bekliyorum.

92

Konservatuarın, makamsal olmayan Türk popu, Türk rock’ı, Türk hiphop’ı, Türk rap’i gibi müzik türlerinin farkında olmasını, belki de milyonlarca gencimizin bu tür müzikleri makam müziğimize tercih ettiklerini göz önünde bulundurmasını, bu müzik türleri üzerinde de bilimsel çalışmaları ortaya koymasını bekliyorum.

93

Konservatuarın, gençlere belli bir müzik türünü benimsetmek, sevdirmek gibi bir misyonu “üstlenmemesini” bekliyorum.

94

Konservatuarda Türk makam müziğinin, bilimsel yönden doğruluğu sınanmış, icrayı layıkıyla temsil ettiği bulgulanmış ve üzerinde ittifak edilebilecek kadar ehven, notasyon yönünden tutarlı, ayrıca gelişmelere ve yeniliklere açık tek ve esnek bir modele dayalı nazari temel geliştirmesini ve nazari konulardaki karışıklıklara bir son vermesini bekliyorum.

95

Konservatuarda eğer ortaya konulan ana nazari modele alternatif farklı nazari modeller söz konusu edilecekse, bu konunun “karşılaştırmalı ses düzenleri” isminde bir ders konularak üzerinde çalışılmak için zemin teşekkül ettirmesini bekliyorum.

96

Müzik teorisinin ciddi ölçüde ihmal edildiği bir konservatuara hayır diyor, konservatuarın sadece “modern meşk kursları” yahut “icracı yetiştirme merkezleri” olarak telakki edilmesinin önüne set çekici uygulamalarda bulunmasını konservatuardan bekliyorum.

97

Konservatuardan “çığır açacak besteciler” yetiştirmesini bekliyorum.

98

Konservatuardan notayı, solfeji ve teoriyi, tüm bahsedilen unsurlarıyla, üst düzeyde bilmesini, hatta notayı kullanmada, enstrumantasyonda ve orkestrasyonda ileri düzeyde olacak besteciler yetiştirmesini bekliyorum.

99

Konservatuardan, konservatuarda verilecek eğitimde, müzik eğitimcilerinin bilimsel verilerinden hareketle eğitim işini gerçekleştirmesini bekliyorum.

100

Konservatuarın, verilecek müzik eğitimini sadece müziksel edimin yapıldığı ve müzik kuramının aktarıldığı bir süreç olarak görmekten vazgeçmesini, müziğin bir uyaran olarak bilişsel, duyuşsal, psiko-motor ve sosyal bağlamda algılanış mekanizmasını öğrenmeden yapılan müzik eğitimi uygulaması sonuçlarının tesadüfe terkedilmiş olunacağının farkında olmasını bekliyorum.

101

Konservatuarın, müziğin sosyal psikolojisi alanlarında çalışmaya başlama vaktinin gelip de geçtiğinin farkında olmasını ve bu alanlarda çalışmaları artık ortaya koymasını, eğitime de yön verirken bu landa yapılan çalışmaların verilerinden hareket etmesini bekliyorum.

102

Ülkemizde uzunca süredir tartışılan “müzik eğitimi kurumlarının tek çatı altında toplanması” fikri halâ günceldir. Ancak önemli olan çatının birleşmesi değil, duvarların geçirgen olmasıdır prensibini kabul etmektir.  Bu yüzden konservatuardan, disiplinler arası yaklaşım ve yöntemlerle çalışma geleneğinin oluşması için bir an evvel adımlar atmasını ve bu adımları atarken de “müzik eğitimi bilimi”nin konservatuarca benimsendiğini görmeyi, müzik eğitimi bilimini konservatuarın tanımasını bekliyorum.

103

Kolay olmadığını biliyorum fakat konservatuardan, müzikte ideal icra var mıdır?, varsa nasıl anlaşılır, bunun ölçütleri var mıdır? sorularına yanıt getirmesini bekliyorum. Bu yanıtları verdikten sonra da performans ölçümlerine girişmesini bekliyorum.

104

Müzikoloji olup biteni anlamaya çalışırken, müzik eğitimi ne olması gerektiğini belirlemeye ve yapılandırmaya çalışır. Dolayısıyla müzik eğitimi, temel özneleri olan müzik ve insanı kavrama anlayışını ve müziksel davranışların oluşmasındaki yönlendirmeci rolünü müzikolojinin verilerine dayandırmak zorundadır. Aksi takdirde müzik eğitimi veren kurumlar kendi kuyruğunu yakalamaya çalışan kedi misali komik ve biçare bir görüntüden kurtulamazlar. Konservatuardan böyle bir duruma düşmemesini bekliyor, düşmediğini de verdiği mezunların kalitesiyle ispat etmesini bekliyorum.

105

Konservatuardan ideal icranın ne olduğunun tanımını ortaya koymak için çaba göstermesini bekliyorum. Sonra da bu ideal icranın nasıl elde edileceğiyle ilgili çalışmalar ortaya koymasını bekliyorum. Bütün bunları yaparken de müzikbilimin verilerinden faydalanmasını ve aynı veriler hakkında hem öğrenci ve hem de öğretmenin bilgili kılınmasını bekliyorum.

106

Konservatuardan, müzik kuramı ile müzik icrasının ayrımını değil birleşimini ortaya koymasını ve müzik kuramı ile müzik icrasının birleştiği noktanın müzik eğitim biliminde gizli olduğu fikrini kabule yanaşmasını bekliyorum.

107

Konservatuardan diğer müzik okulları ve hatta müzikle ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla irtibatını geliştirerek, halk müziği, sanat müziği ve batı müziği konularının her üçünde de yetkin müzik eğitimcileri yetiştirilmesine önayak olacak girişimlerde bulunmasını ve ortak eğitim metodlarını geliştirmeye adım atmasını bekliyorum.

108

Konservatuardan, “kaliteli” öğretim üyelerini bünyesinde barındırmasını bekliyorum.

109

Konservatuardan, kullandıkları müzik terimlerinin ne mana ifade ettiğini bilen, açıklayabilen, anlatabilen mezunlar vermesini bekliyorum.

110

Konservatuardan, müziğin devamını ve gelişmesini sağlayacak eğitim kurumu olmasını bekliyorum.

111

Konservatuardan, temel müzik eğitimi ve müzik kültürü yanında öğrencilerin hem öğrencilik hayatlarında, hem de mezuniyet sonrasında kendilerini nasıl geliştirebileceklerinin yollarını öğretmesini ve bu konuda öğrencileri eğitmesini bekliyorum.

112

Konservatuarın gerek bir müzik eserinde, gerekse müzik icrasında “kalite”nin ne olduğunu ortaya koyucu çalışmalara yer vermesini bekliyorum.

113

Konservatuarın “kalite” konusunda öğretim elemanıyla, öğrencisiyle her tür konuşmanın, her tür tartışmanın yapılacağı ortamları barındırmasını bekliyorum.

114

Konservatuarın, bünyesinde yeterli kadrolu hoca barındırmasını bekliyorum.

115

Konservatuardan hiçbir komplekse girmeden Türk milletinin gerçek müziğini öğretmesini bekliyorum.

116

Konservatuarın nihai amaçlarını çok iyi belirlemesini ve bu amaçların dışına çıkmamasını bekliyorum.

117

Konservatuarın çok küçük yaşlardan itibaren kabiliyetli öğrencilere kucak açmasını, gerekirse bünyesinde ilköğretim okulunu da barındırmasını bekliyorum.

118

Konservatuardan, temsil makamında olduklarının farkında olan, yaptıkları işe sahip çıkan, abur cubur furyasına kendileri mahkum olmayıp bu furyaya mahkum olan bireylere hitap edebilip onların dikkatini çeken, beğenisini kazanabilen, bizi biz yapan değerlerimizi öğrenme ve koruma yolunda rehber olabilecek mezunlar vermesini bekliyorum.

119

Konservatuardan, icra ettiği sazın kökü, tarihsel gelişimi, yapısı hakkında kulaktan dolma bilgilerle değil, meselâ organolojinin verileriyle bu bilgilere tam sahip olan icracılar yetiştirmesini bekliyorum.

120

Konservatuardan, mezun verdiği her saz icracısını devlet korolarında sanatçılık yapabilecek düzeyde yetiştirmiş olmasını bekliyorum.

121

Konservatuarı bir meslek okulu olarak değil, bir akademik kurum olarak görüyorum. Bu sebeple konservatuardan her akademik kurumda olduğu gibi, en geniş akademik özgürlük koşullarını bünyesinde barındırdığı hoca ve öğrencilere hazırlayıp sunmasını bekliyorum.

122

Konservatuardan, icrayla örtüşen nazari bilgileri ortaya açıkça koymasını ve bu çalışmaları yaparken de bilgi ve ses teknolojilerinden faydalanmasını bekliyorum.

123

Konservatuardan, formasyon derslerini de programına ilave etmesini bekliyorum.

124

Konservatuarın müzikle irtibatı olan sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkilerini pekiştirmesini ve mezunlarının istihdamıyla ilgili meselelere elbirliğiyle çözüm bulucu çalışmalara başlamasını bekliyorum.

125

Konservatuardan 90’lı yıllarda bazı sanatçıların profesör yapılmasıyla, okulun akademik yapısına menfi bir etkisinin olup olmadığına açıklama getirmesini bekliyorum.

126

Neden halâ uşşak perdesini kaç koma basacağımızı tartıştığımızı anlamıyorum. Konservatuardan en azından,  artık böyle nazari tartışmalarda birinci dereceden referans alınacak nazari sistem öngörüsü geliştirmesini bekliyorum.

127

Konservatuarın; hükümetlerin, sürekli değişen değil, sürekli gelişen ve her kesimi tatmin eden müzik eğitimi politikalarını geliştirmede ilk müracaat edilecek ve kendilerine müracaat edildiğinde en güzel cevapları verebilecek bir kurum olmasını bekliyorum.

128

Konservatuardan disiplinlerarası iletimin enerjisi ile yeni alt uzmanlık dalları oluşturmasını, uzman sayılarını çoğaltmasını ve bu uzmanlardan faydalanarak “kaliteli” mezun vermenin önünü açmasını bekliyorum.

129

Konservatuardan müziğin bilimle ilişkili yanını ayrı bir disiplinde, onun ürettiği sistematiği sanatçı adaylarına ayrı bir disiplinde vermesini bekliyorum.

130

Konservatuardan beden ve ruh sağlığına dikkat edip onları nasıl koruyacağını bilen sanatçılar mezun vermesini bekliyorum.

131

Konservatuardan, nazari bilgilerin yanı sıra, "Neden müzik yapılır?", "Nerede müzik yapılır?", "Müzik hangi amaca hizmet eder?", "Müziğin ahlaki ve etik boyutları nelerdir?", "Müzik üzerinden sanata nasıl sahip çıkılır?", "Müzisyenin sanat söz konusu olduğunda duruşu, tavrı, tepkisi, tutumu nasıl olmalıdır?" gibi sorulara net cevap verebilen mezunlar vermesini bekliyorum.

132

Kendi musikimizi ve buna ilişkin birikimi çok iyi irdeleyip kağıda aktarmak ve öğrenmek zorundayız. Konservatuardan gereğini yapmasını ve bunları bilen mezunlar vermesini bekliyorum.

133

Konservatuardan yepyeni bir musiki anlayışını ortaya koymasını ve bu yeni musiki ile çağdaş dünyaya çok sesli olarak hitap edecek mezunlar vermesini bekliyorum.

134

İletişim ve ulaşımdaki başdöndürücü etkiler yüzünden kendi musiki kültürümüz yok olmakta, batının yoz küğsel kültürü Anadolu'nun en ücra köşelerinde Türk pop küğü olarak etkisini artırmakta, bu duruma el koyması gereken kurum ve kişiler ise seyirci kalmaktadır. Konservatuardan bir kurum olarak bu durum için gerekli tedbirleri almasını bekliyorum.

135

Konservatuardan, kendi kültürünü çok iyi bilen, çağdaşlaşmayı savunan, üreten ve çözüm bulan gerçek Türk küğcüsünün bir an önce yetiştirilmesi için gerekli adımlar atmasını ve böyle mezunlar vermesini bekliyorum.

136

Konservatuardan, sahibi olunan müziği köksüz bırakma girişimlerini etkisiz kılmasını ve bu girişimlere alet olmamasını bekliyorum.

137

Konservatuardan, Türk müziğine yani bir kültür medeniyet müziğine ilişkin bilimsel, akademik, estetik yüksek değerleri ortaya koyucu ve bunları savunucu çalışmalar içerisinde bulunmasını bekliyorum.

138

Konservatuardan, nazari sisteme kuru kuruya itiraz eden mezunlar vermesini değil, icracı üst seviyede yapabilen ve aynı zamanda nazari açmazlara çözüm getirebilecek “iyi niyetli” mezunlar vermesini bekliyorum.

139

Nazariyat halledilememiş metodoloji içinde bir meseledir. Konservatuardan metodoloji meselesini halledebilmesini bekliyorum.

140

Konservatuar, müziğin; metodolojisiyle, ilmiyle, irfaniyle öğretildiği yerdir. Akademik olmazsa olmazları olan, her şeyi kılı kırk yararak, sanatı büyük bir titizlik ve disiplin içerisinde, yani kan kustururcasına öğreten bir yerdir. Konservatuardan bunların gereklerini yerine getirmesini bekliyorum.

141

Konservatuardan tonal müzik yapan kişinin de, makam müziği yapan kişinin de çıkmasını bekliyorum.

142

Türk müziği konservatuarından, bir konservatuarın gereklerine göre hareket etmelerini beklerim. Eğer Türk müziği ve batı müziği konservatuarları bu ülkede en kısa zamanda birleşemeyecekse ve bir tek çatı altına gelemeyecekse hiç olmazsa Türk müziği konservatuarları bünyelerine gerçek konservatuar eğitimini gerektiren davranışları ithal etmelidirler. Konservatuar hocaları da o disiplini iyice özümseyen ve ondan zerrece ödün vermeyen hocalar olmalıdırlar. Öğrenciler de bu disiplini özümsemeye, benimsemeye çalışmalı, onlar da ödün vermemelidirler. Bütün beklentilerim bunlardır. Bunlardan ikisi üçü olmaz. Hepsi olmalıdır.

143

Geleneksel Türk müziği kavramı son derece yanlış ve emperyalist bir kavramdır. Konservatuardan böyle kavramlara sahip çıkmamasını ve neden sahip çıkılmaması gerekliliğini açıklayabilecek mezunlar vermesini beklerim.

144

Konservatuardan diktasyona önem veren, diktasyonu mükemmel becerebilen mezunlar vermesini bekliyorum.

145

Konservatuardan müziksel materyali manipüle edebilecek mezunlar vermesini bekliyorum.

146

Konservatuardan, batılıların müzik psikolojisi ve pedagojisi alanındaki çalışmaların birebir tercümesini bizlere kazandırmasını değil, makamsal geleneğin pedagojisinin doğru düzgün çalışılarak yeni eserler kazandıracak çalışmalar içinde bulunmasını bekliyorum.

147

Nota, sadece bir hatırlatma aracı değil, aynı zamanda nüanslar, artikülasyonlar, bağlar, arşeler, mızrap belirteçleri gibi pek çok unsur üzerinden müzisyenlere yol göstermenin, müziğe ifade katmanın, besteciler açısından ise bir kayıt, hatta bunun çok ötesinde, keşif (eskizle etkileşim sürecinde düşüncenin olgunlaştırılması) aracıdır. Konservatuardan, notayı etkin kullanan yetkin mezunlar vermesini bekliyorum.

148

Bir Türk müziği konservatuvarının makamsal kültüre tahsis edilmiş bölümlerinde Ümmü Gülsüm, Muhammed Abdülvehhab, Daryuş Talai, hatta Romen ve Çigan havaları incelenmiyorsa, Ortadoğu ve Balkanlara yayılmış ortak müziksel miras tam manasıyla temsil edilmiş sayılmaz. Konservatuardan, bu temsili hakkıyla yerine getirmesini bekliyorum.

149

Konservatuar, bir sanatın öğretildiği okuldur. Sanat okulunda sanatçıların ders vermesi kadar doğal ve onur verici bir şey olamaz. Bir konservatuvarın gerçekte akademi değil meslek okulu olduğu düşünülürse sanatçıların öğretim üyesi kadrolarına atanmasıyla akademik yapının bozulmasından söz edilmemesi gerekir. Konservatuardan, diğer öğretim üyelerinin yanında sanatçı öğretim üyelerinin istihdamını özellikle muhafaza edici faaliyet içinde bulunmasını bekliyorum.

150

Avrupa müziğinin onlarca tarihi varken biz sadece Nazmi Özalp’in yazdığı müzik tarihi eserine sahibiz. Konservatuardan nitelik ve niceliği üst seviyede müzik tarihi kitaplarının vücuda getirileceği çalışmalar içinde bulunmasını bekliyorum.

151

Türk müziğinin birçok problemi çeşitli “bilgi şölenlerinde” (yani sempozyumlarda), makalelerde, araştırmalarda; üniversitelerde; bazı derneklerin müzikoloji kongrelerinde ele alınmaktadır. Fakat bu araştırmaları destekleyecek kurumların zayıflığı, ilgisizliği kişilerin zayıf çabaları yetersiz kalmaktadır, duyurulamamaktadır. Makalelere, sempozyumlara teşvik edici unsur yoktur. Konservatuarın bu hususlarda teşvik edici faaliyetler içinde bulunmasını bekliyorum.

152

Geniş tabanlı bir müzik yazıları ve faaliyetleri bibliyografyası çalışmasına ihtiyaç vardır. Konservatuardan böyle çalışmaları bir an evvel hayata geçirmesini bekliyorum.

153

İmkansızlıklar içinde deney yapamazsınız, teori üretemezsiniz, üretseniz duyuramazsınız, duyursanız kabul ettiremezsiniz, kabul ettirseniz yayamazsınız. Konservatuardan bunları yapacak bilim insanları istihdam etmesini, bünyesinde var olan bilim insanlarının da böylesi yapmak istediklerini ortaya çıkarabilmeleri için imkan tanımasını, imkanları elde edecek girişmlerde bulunmasını bekliyorum.

154

Müziğimiz bir yarışma aracı ya da dünyada illede başka milletlerin bizi kabullenmesi gereken bir propaganda aracı değildir. Müziğimiz bizim kimliğimizdir. Bizim yansımamızdır. Kimliğimizi kaybetmemeliyiz. Eğer müziğimizi başka milletlere de dinletme arzusunu taşıyorsak kendi kimliğimizi kullanmalıyız ve dinleyenler işte bu Türk müziği demelilerdir ki ancak o zaman bu gelişme bir anlam taşır. Konservatuardan bu gerekler doğrultusunda mezunlar vermesini bekliyorum.

155

Konservatuardan, konservatuar çatısının, Türk müziğinin çokseslendirilmesi, ya da tek sesli olarak kalması gibi bir zorunluluk ve zorlama asla yapılmadan her tür kendi kulvarında gelişmesini sürdürebilecek şekilde restore edilmesini bekliyorum.

156

Üniversitelere bağlı olarak kurumsallaşacak olan  konservatuvarların Türk Müziği bölümünden beklentim: Saz semaisinden konçertosuna, zeybeğinden operasına, ilahisinden senfonisine kadar. bizim olan müzik türlerimize sahip çıkmak, onları korumak geliştirmek, yaşatmak ve  bu zengin müzik kültürümüzü tüm dünyanın beğenisine sunmaktır.

157

Konservatuardan, Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi ismiyle yeni bir kimlik ve yeni bir çatı altında topyekün bir dönüşüme taraf olmasını ve bu dönüşümü kendi iç dinamikleriyle gerçekleştiren bir kurum olmasını bekliyorum.

 

 

 

Türk Musikisi Haberleşme Grubu

http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi

Mart 2009

 


 


[1] Bu panel internet ortamında yazışma yoluyla, Türk Musikisi Haberleşme Grubu’nda gerçekleştirilmiştir.

[2] http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=253171 , son erişim 3 Mart 2009, 10:00

[3] Bu tartışma-panel sonuç metninde:

a- “Tartışma” kavramı,  “Panel” kavramıyla

b- “Tartışmacı” kavramı, “Panelist” kavramıyla,

c- “Tartışma Konusu” da, “Panel Konusu” olarak dile getirilecektir.

ç- Metin içinde geçen “amatör” kavramı, bir işi kazanç sağlamak amacıyla yapmayan kişi veya kişileri,

d- Metin içinde geçen “Profesyonel” kavramı, bir işi meslek veya kazanç sağlamak amacıyla yapan kişi veya kişileri tanımlamaktadır.