Şerîf Muhiddîn TARGAN (1892-1967)
|
|
Henüz çok küçük yaşlarda ud çalmaya başlamış, onüç yaşına geldiğinde ilerlemiş farklı tekniği ve üslubu ile kendinden söz ettirmeye başlamıştır. Tahsilini İstanbul'da Hukuk ve Dar-ül Fünun'un edebiyat fakültelerinde üstün başarı ile tamamlamıştır.
Bu yıllarda ileride kendisinden udda sağladığı başarılardan söz ettirdiği gibi viyolonsel çalmaya ve aynı dehayıi bu alanda da göstermeye başlamıştır. Artık Ud'da ve Viyolonsel'de virtuozlüğe yükselen Şerîf Muhiddîn TARGAN bestekarlığa başlamıştır. 1919 ve 1956 yılları arasında halen günümüzde çalınan birçok şarkı ve saz eseri formunda eserler bestelemiştir. Üstadın , geleneksel olan klasik üslubun dışında Ud'dan çıkabilecek tüm sesleri ritmik ve melodik olarak bestelemesi Ud'a çok farklı bir bakış açısı getirmiştir. Bunun sebebi eserlerinin gayet ritmik ve canlı olmasıdır. Üstad , 1924 yılında Amerika'ya gitmiştir. Amerika yolculuğu sırasında gemide Koşan Çocuk isimli son derece önemli bir eser bestelemiştir. Bu eser ve diğer eserleri ile Amerika'da sanat camiası tarafından çok beğeni kazanmıştır. 13 Kanunuevvel 1928 yılında yirmiye yakın Amerikan müzik eleştirmenlerinin de bulunduğu meşhur Town Hall konser salonunda programında Bach,Debussy,Ravel ve Popper gibi büyük batılı bestekarların ve kendi bestelediği şaheserlerinde yer aldığı bir solo konser vermiştir. Bu konser sonunda dinleyiciler ve eleştirmenler tarafından büyük bir beğeni ile dakikalarca alkışlanmıştır. Amerikanın önemli gazetelerinden Newyork Times ve Herald Tribune bu konser hakkında "Targan şimdiye kadar işitilmemiş bir üslup ve teknikle muhteşem bir konser vermiştir" başlığını atmıştır. Yıllar 24.Ağustos.1954 yılında The Newyork Herald Tribune gazetesini müzik kısmında Amerika'nın iki ünlü müzisyeni ve eleştirmeni olan Godousky ve Kreisler Şerîf Muhiddîn Targan'dan bahsederken aynen şu ifadeyi kullanmışlardır ; "Şerîf Muhiddîn ud'da , Paganini'nin kemanda yaptığı inkılabı yapmıştır.." Üstad bu çalışmaları ve ses getiren konserleri yaparken yorgunluk nedeni ile rahatsızlandı. 1932 yılında Thyroid ameliyatı geçirdi. Doktorları kendisine uzunca bir müddet için konser ve çalışmayı yasakladılar. Targan bunun üzerine İstanbul'a dönmek zorunda kaldı. 1934 yılında İstanbul Fransız Tiyatrosunda bir konser verdi. Bu konser yıllarca konuşuldu ve hakkında onlarca makale yazıldı. 1936 yılında Irak hükümetinin daveti üzerine Bağdat'da şark ve garp mûsikîsini ihtiva eden konservatuarı kurdu. Bu konservatuvarın başkanlığını on iki yıl boyunca yaptı. Hastalığı devam ettiği için tekrar İstanbul'a dönmek zorunda kaldı. Burada Şark ve Garp mûsikîsi ilmi kurulu başkanlığında bulundu. İki yıl sonrada istifa etti.(!) 8.Nisan.1950 yılında kıymetli ses sanatkarı Safiye Ayla hanımefendi ile evlendi.
. . ................
Şerîf Muhiddîn "Hocama" diyerek bazı eserlerini Mehmed Akif'e ithaf etmiştir. Şerîf Muhiddîn TARGAN bestekarlığı ve icracılığı yanında çok usta bir ressam idi. Portre ve peysaj çalışmaları sergilerde gösterilmiştir. Yaptığı portleler halen müzelerde sergilenmektedir.
|