TAB’Î MUSTAFA EFENDİ (1705? – 1770?)

Mûsikî tarihimizde “Tab’î, Kassâm-Ahdeb-zâde, Müezzin Mustafa, Kassâm-zâde” gibi isimlerle bilinen Sermüezzin-i Şehryârî Hattat Mustafa Efendi, XVIII. yüzyılın en tanınmış bestekârlarındandır. İstanbul’da Üsküdar’da doğmuştur. Babası Üsküdarlı Kassâm Ahdeb Ahmed Mustafa Efendi’dir ve ulemâ’dandır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir, ölüm tarihi hakkında ise Sicilli Osmanî’de “Asr-ı Mustafa Han-ı Sâlis’de irtihal eyledi” kaydı vardır ki bu tarih 1757-1774 yılları arasına düşmektedir (Aksüt, s.67).

Yüksek tahsili ve mûsikî öğrenimi hakkında kayıt yoktur. Sultan III. Osman döneminde (1754-1757) müezzin-i şehryâri olan Tab’î, 1758 yılında Kapıcılar Kâtibi olmuştur. Bu göreve ağabeyi Kassamzâde Mehmed Kudsî’nin ölümü üzerine getirilmiştir. Tab’î’nin III. Ahmed devrinde (1703-1730) ve Lâle Devri’nde (1718-1730) bestekâr olarak parladığı, bu şöhretini ise saray müzisyeni olarak I. Mahmud devrinde (1730-1754) devam ettirdiği muhakkaktır.

Tab’î Mustafa Efendi sülüs ve nesih hattâtı olarak da şöhret kazanmıştır. Hattı Eğrikapılı Ebü’l-Kaasım Hoca Mehmed Râsim Çelebî Efendi’den öğrenmiştir. Şâir ve nâsir olarak da tanınmıştır; şiirlerinde “Tab’î” mahlasını kullanmıştır.

“1210 H.’de yazılmış ve daha önceki bir mecmuadan kopya edilmiş bir fasıl (güfte) mecmuasında (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Yıldız Sarayı Yazmaları, no. 336), bir Bûselik-Aşîran Kâr’ın güftesi vardır ki, 65 mısra olmakla beraber, bugün dindışı eserlerde elimizde bulunmayan müstesna uzunlukta bir parça olduğu görülüyor. Bu çok büyük ve uzun eseri, en geç 1724 tarihinde, yani Lâle Devri’nin ortasında, 6 bestekâr müştereken bestelemişlerdir: Bekir Ağa (1685-1759), Kara İsmail Ağa (?-1724), sonradan sadrâzam olan Hekimoğlu Ali Paşa (1689-1758), İbrahim Çavuş (?-1740?), Ahmed Çavuş ve bunların en genci olan Tab’î” (Öztuna, s.366). Dügâh faslını ise Şeyhülislâm Es’ad Efendi ile birlikte bestelemişlerdir.

1760’lı yıllarda Galata’daki evinde inzivâya çekildikten sonraki hayatı hakkında hiçbir bilgi yoktur. Mustakîm-zâde’nin kısaca bilgi verdiği bu terk edilmişliğin sebebi bilinmiyor. Bu inzivaya çekilişten sonra unutulmuş olan Tab’i Mustafa Efendi’nin 1770’li yıllarda öldüğü sanılıyor.

Tab’î, Türk mûsikîsinin en büyük ve dikkate değer bestekârlarındandır. Elimizdeki eserlerdeki edâ ve tavır çok asil, üstâdane ve nağmelerin işlenişi son derece sanatkâranedir. Orijinal ve lirik üslûbuyla zamanındaki bestekârlar arasında sivrilmiştir. Tüm eserlerinde yüksek bir zevk ve sanat anlayışının, istidadlı ve kültürlü kişiliğin izleri vardır.

Usûl-makam, makam-güfte ilişkisi kusursuz bir prozodi duygusu ile işlenmiş; makam geçkileri, terennümler üstün bir zevk tezgâhında dokunmuş renk renk, desen desen nadide kumaşlara benzer.. Örneğin dügâh makamında bestelediği murabbanın en güzel tarafı, Tab’î’nin dügâh makamının melodik seyir ve hareketine, belli şartlara ve kaidelere uygun, fakat başkalarına, meselâ, çağdaşı Es’ad Efendi’nin aynı makamdaki beste’sine göre daha orijinal bir anlayış ve karakter getirmiş olmasındandır.” (Ruşen Ferit Kam, İzahlı Müzik Notları’ndan neşreden Özalp, s.184-185).

Bestekârın elimizdeki eserleri 4 saz eseri, 1 Kâr, 12 Beste, 8 Ağır ve 9 Yürük Semâî olmak üzere toplam 34 tanedir. Aşağıda bu eserlerin bir listesi verilmiştir (Öztuna, 366): 

No.

Makam

Form

Usûl

Güfte

1

Bayâtî

Ağır Semâî

Aksak Semâî

Çıkmaz derûn-i dilden efendim muhabbetin

2

Bayâtî

Yürük Semâî

Yürük Semâî

Gül yüzlülerin şevkîne gel, nûş edelim mey

3

Dilkeşhâverân

Beste

-

-

4

Dügâh

I. Beste

Devr-i Kebîr

Berk-i gül, ey gonca-fem, sen gibi ter-dâmen midir?

5

Dügâh

II. Beste

Devr-i Revân

Nigâh-î lutf edip de sana hayrân olduğum bilsen

6

Dügâh

Ağır Semâî

Aksak Semâî

Nedir ol cünbüş-i nâdîde, o can-sûz nigâh?

7

Evc

Beste

Hafif

Gelirse meclise ol âfet-î cihân görün

8

Hicaz

Ağır Semâî

Aksak Semâî

Cihânî hüsnüne meftûn eden şûh-î cihansın sen

9

Hicaz

-

Sengin Semâî

-

10

Hicaz

Yürük Semâî

Yürük Semâî

Tâkat mı gelir sevdiğim ol işve vü nâze?

11

Hûzî

Beste

Muhammes

Bir güzel Arnavud’un gamzesi kâr etdi dile

12

Hûzî

Yürük Semâî

Yürük Semâî

Bakma bize düşmen gibi ordan, beri gel hâ

13

Hüseynî

Beste

Çenber

Nigâhâ ruhsat olmuş, n’eyleyim ol âftâbımdan

14

Hüseynî

Yürük Semâî

Sengin Semâî

Dök dîdeden eşk-î teri sermâyesiz olmaz

15

Hüseynî

Yürük Semâî

Yürük Semâî

Ben gibi sana aşık-ı üftâde bulunmaz

16

Kürdî

Beste

Hafif

Dâg-î dilimi saklar iken yâre açıldı, Dâniş

17

Kürdî

Yürük Semâî

Yürük Semâî

Söyle nice bir, ey ruh-ı gülgûn

18

Nevâ

Kâr-ı NevÂyin

Devr-i Kebîr

Yine bir dilbere dil kendini hayrân edecek

19

Nişâbûr

Yürük Semâî

Yürük Semâî

-

20

Nühüft

Beste

Devr-i Kebîr

Ol şeh-î hüsnün dilâ râz-î nihânın kim bilir?

21

Nühüft

Ağır Semâî

Aksak Semâî

Seyr edip, aks-i ruhun câm-ı safâ-memlûde

22

Râhatu’l-Ervâh

Beste

Çenber

Aldırıp kendini hüsnün seyr eden seyyâh olur

23

Râhatu’l-Ervâh

Yürük Semâî

Yürük Semâî

Hat geldi ruh-î dilbere, nevbet bize düşdü

24

Rast

Beste

Hafif

Seyr eyle o billûr-beden tâze Fireng’i

25

Rehâvî

Ağır Semâî

Sengin Semâî

Portakal u turunc iki memesi

26

Sazkâr

Beste

Zencîr

Hemîşe dilde sühân elde sâzkârımdır

27

Şehnâz-bûselik

Yürük Semâî

Yürük Semâî

Nâz ile hırâm eylese titrer, o semen-ten

28

Uşşak

Yürük Semâî

Yürük Semâî

Ol sîm-beden câme değişmekden usanmaz

29

Yegâh

Beste

Hafif

Buldum peyâm-ı lutf ile yârin nişânesin

30

Yegâh

Ağır Semâî

Aksak Semâî

Günden güne bir serv-i hırâmân olacaksın, Nazîm

31

Hicaz

Peşrev

Zencîr

“Benefşezâr”

32

Hicaz

Saz Semâî

-

“Benefşezâr”

33

Sabâ

Peşrev

-

-

34

Uşşak

Peşrev

Çifte Düyek

-

 

XVIII. yüzyılın ortalarında yaşadığı bilinen ve zamanımıza sadece Nikriz ve Nişâburek nakış yürük semâîleri

Gelmiş olan Kassamzâde isimli, hakkında hemen hiç bilgimiz olmayan başka bir bestekâr vardır. Bu eserlerin üslup ve edâsı Tab’î’yi andırmaktadır. Bu bestekârın, Tab’î’nin “Kurbî” mahlasını taşıyan ve aynı zamanda şâir olan ağabeyi olma ihtimali vardır. Ancak bu bestekârın bizzat Tab’î’nin kendisi olduğunu ileri süren kaynaklar da vardır.

Hazırlayan ve Derleyen: Tolga Bektaş

Kaynaklar:
Aksüt, Sadun. Türk Musikisinin 100 Bestekârı, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1993.
Özalp, Nazmi. Türk Musikisi Tarihi – Derleme, TRT Yay., Ankara, 1986, c. I.
Öztuna, Yılmaz. Büyük Türk Mûsikîsi Ansiklopedisi, Kültür Bak. Yay., Ankara, 1990.