|
Nota Yazım Tekniği |
Notalar
(Notes)
Müziği
notalayıp yazıya almaya yarayan şekillerdir. Yazı harflerinin adları bulunuşu
gibi, bu şekillerinde adları vardır. Notalara ait yedi isim şunlardır: do
(ilim dilinde bazen “ut”), re, mi, fa, sol, la, si.
Almanya ve İngiltere’de, Ortaçağ tarzından solfejde kısmen hatıra olarak
notalar doğrudan doğruya alfabe harflerinden yedisinin adlarıyla okunmaya
devam ediliyor: C (do), D (re), E (mi), F (fa), G
(sol), A (la), H (si), B (si bemol). Bu, Almanlardaki
sistemdir.
Nota
(veya not) kelimesi, bir şeyi sonradan hatıra getirtecek surette bir
yere not etmeyi ifade eden sözdür. Müzik notası da, bir sesi temsil
etmek üzere nota dizeği üstündeki yerine konulan bir işaret, bir kayıttır.
Karakterci
nota: Bir özelliği
belirten nottur. Dizideki yedi notanın vasıfları olan tonik, toniküstü,
mediant (ortanca), alt-dominant, dominant (hâkim), dominantüstü,
sensible (duygun) nota, terimleri hep karakterci notalardır. Çünkü,
dizide her birinin farklı birer rolü vardır ve karakterlerini işte bu roller
sağlar.
Bir
dizinin ilk üçlü ve ilk altılı aralıkları o dizi modunun
karakterci notalarıdır. Majör ve minör dizilerin mod notaları adını
alırlar.
Süs
notaları: Bak: Melodik süslemeler.
Zarif
notalar: Melodide bazı süs
ve işleme notalarına böyle denir. Melodik süslemeler
dediklerimiz bunlardır (Bak: Süslemeler). “Bezen notaları”da
denilebilir.
Küme
notalar: Nota kümecikleri.
Ölçünün bir zamanını veya zamanın bir bölümünü vücuda getiren
tertipli kümeciklere nizam dışı katılan notalara (bir yüklenti ihdas
ettikleri için) böyle denir. Yük notalarının vücuda getirdiği böyle nizam
dışı gruplar, birleştikleri notaların sayısını karşılayan
rakamlarla gösterilirler.
Nota Şekilcikleri (Figures de notes)
Türlü
nispî uzunlukları, yani süsleri olan nota kıymetleri şu figürlerle
gösterilirler: Birlik, İkilik, Dörtlük, Sekizlik, Onaltılık,
Otuzikilik, Altmışdörtlük. Bu süreleri küçüklere “göze hitap
eden” biçim adlarıyla öğreterek nota dersine başlamak kolaylığı
muciptir. Sırasıyla şunlardır: Yuvarlak, Beyaz, Siyah, Çengelli, İki çengelli,
Üç çengelli, Dört çengelli.
Nota Yazma Disiplini - Tekniği
Başka
dillerdeki müzik sözlüklerinin hiç birinde görülmeyen bir maddeye ölçülerimiz
dışı bir makale halinde burada yer verişimiz sebepsiz değildir. Nota basımında
en ileri durumda olan merkezlerde bile el yazısına yaygın bir “güzel ve
okunaklı nota yazmak” konusu vardır, hem de gayet önemlidir. Nota güzel
yazısı basımcılığa inhisar (tekel) edilemez. Çünkü, el yazmalarından
da deşifre yapılacak, az prova ile konsere çıkılmak zaruretleri orkestra
partilerinin inci gibi kopya edilerek çoğaltılması mecburiyetini daima yaşatacak,
neticede nota yazımcılığı (kopist kaligraflığı) sorumlu bir
hattatlık şubesi halinde daima mevcut olacak ve her mûsikîcinin bu ince işte
ister istemez az veya çok eli bulunacaktır. Millî nota matbaacılığını
derhal geliştirmeyecek durumdaki yeni merkezlerde nota yazıcılığı daha da
faal kalacaktır. Mecburiyetin sebebi açıktır: Nota yazısı denilen
araç, zaman içinde hareket eden bir sürat dilinin vasıtasıdır. Pürüzlü
el yazısı üzerinde müzik icrası yürütmek mümkün değildir. Neticede, güzel
nota yazmak işi, bir süs ve zevk meselesi olmaktan çıkarak, teknik zaruret
olur. Nota hattatlığı sorumlu bir hüner sayılır. Kuyumcu sabrıyla
işlenen ve ince prensipleri olan bir sanattır. Nota hattatının müzikte
bilgili olması gerekir. Çünkü, güzellikten başka, taksimat incelikleri de
–bilhassa el yazmasından yapılan istinsahta- bahis konusudur. Kopya edilecek
notanın ölçülerinde meselâ, zaman kümeleri baştan ince tertibatla
hazırlanmış olmayıp da ortograf ihmalleri kaçmışsa, usta kopist bunları
görebilmelidir. İş bu kadar incelikli olduğu halde, memleketimizde bu el yazıcılığında
dikkatli bir iki usta meslektaş pek geç yetişebilmiştir. Basılan veya basılmayan
başkalarının nota istinsahlarında genellikle kişisel ve çırpıştırma
yazılar hâkimdir! Avrupa basımlarına yaklaşmaya gayret etmek iyi niyetini gösteren
kalemlerin bile bu işteki ana prensipleri henüz öğrenemedikleri daha ilk satırlarda
göze batıyor. Bu konuda ilk yetkilimiz Nazım ÜLGEN’in bir yazısını aşağıda
yayınlıyoruz.
Güzel
ve düzgün nota yazmak, bu sanatın her şubesinde uğraşanlar için pek lüzumludur.
Hele henüz müzik matbaacılığı kurulmamış durumdaki memleketlerde, nota
yazma işi, daha da mutlak bir zaruret arz eder.
Sanatçılar,
öğretmenler ve müzik tahsili görenler özel teori ve tekniği dairesinde yazılı
notalardan okuma ve öğrenmeyi daha kolaylıkla başarıp kavrarlar. Zevksiz ve
okunmayacak kadar kötü notaya geçirilmiş eserler müziğin ruh ve esası
olan ifade, nüans ve hareketten icrayı alıkoydururlar. Sanatçı, notaları sökmeye
çabalamak yüzünden, yukarıda saydığımız mühim hususları ihmal zorunda
kalır.
Piyano,
koro ve çoksesli
müzik eserlerinde yazış teknik ve teorisine uymayan notalar icracıya çok
defa enikonu yanlışlıklar işletir. Kıymetlerinin portedeki yer ve
nispetleri düzgün olmayan yazılar deşifreyi ve müziğe nüfuz imkânlarını
güçleştirir, göz ve hafızayı yorar, yorum düşer.
Nota Şekillerinin Yazılışı
Notalar, kıymetlerinin her türlüsünde düzgünlükle yumurtamsı çizilmiş bulunmalıdır. Aşağıdaki misalde görüldüğü üzere, yuvarlak yazılı notalar –akor yazısında temas noktaları tamamen dolmuş olacağından- kalın bir çizgi gibi görünerek, okunmaları güçleşir. Beyzi notalarda ise temas noktası iki taraftan kapanmadığından, o sayede okunmaları kolay olur. Bu fark göz önünde tutulup hiç olmazsa çok sesli ve akorlu yazılarda notaları beyzi çizmeye çalışmalıdır (Şekil 1).
Şekil 1:


İkilik’ten
başlayıp dörtlük, sekizlik ve daha küçük kıymetteki notalara
beyzi uçlar porte aralık ve çizgilerine hep eğrilemesine yazılırlar (Şekil
2).
Şekil 2:

İkilik
kıymetten itibaren altmışdörtlüğe kadar bütün nota başları aynı büyüklükte
düşmelidir (Şekil 3).
Şekil 3:

Birlik
nota öbürlerinden az büyükçedir, hem de onların aksine olarak portedeki
yerine yayvan ve yatık yazılmalıdır. Öbür nota başlarından büyük olduğu
için, eğik yazılırsa portenin aralık ve çizgilerinden taşar. Neticede
okunması güçleşir, yanlış okunmaya sebebiyet verebilir (Şekil
4).
Şekil 4:

Sükût
(Es) İşaretleri ve Yazılışları
Kıymetler
gibi esler de çeşitli ve portedeki yerleri bazen farklıcadır.
A)
Birlik es, portede daima dördüncü çizginin altındadır. B) İkilik
es, portede üçüncü çizgi üstüne konur (Şekil
5).
Şekil 5:

C)
Dörtlük es, portenin ikinci çizgisi ile dördüncü çizgisi arasına
yazılır. Yalnız, bunun alt ve üst kuyrukları aşağıdan birinci aralığın
içine ve yukarıdan dördüncü aralığın içine biraz girmiş bulunurlar (Şekil
6).
Şekil 6:

D)
Sekizlik, onaltılık ve otuzikilik eslerdeki çengelli uçlar üstten
portenin üçüncü aralığına yazılırlar. Sekizlik esin bacağı portenin
ikinci çizgisine, onaltılık bacağı birinci çizgiye, otuzikilik olanın
bacağı da birinci çizginin az altına uzatılır. Altmışdörtlük este, çengelli
uç dördüncü aralıkta olmak üzere, bacağı otuzikilik esinki kadar
indirilir (Şekil 7).
Şekil 7:

Bu
örnekteki gibi, eslerin çengelleri daima porte aralıklarına yazılacağına
dikkat edilmelidir.
Piyano,
koro ve orkestra partisyonlarında eslerin yerleri ister istemez değişebilmektedir
(Şekil 8).
Şekil
8:

E)
Noktalı nota ve eslerin noktaları işaretin daima tam önüne ve porte aralıklarına
konulmalıdır. Çizginin üstüne nokta konulmaz. Çünkü, üst üste gelecek
aynı renkler birbirini yok ederler (Şekil 9-a).
Şekil
9-a:

Bir
ölçüden daha fazla, yani birkaç ölçülük olan esler şu misalde görüldüğü
üzere, yazılırlar (Şekil 9-b).
Şekil 9-b:


Nota
Bacaklarının Çekilişi
Tek
olarak, her notanın bacağı, adlandığı sesin oktavına kadar uzatılır.
“A”
misalinde görüldüğü üzere, birinci çizgi altındaki do notası,
portenin üçüncü “do” aralığının ortasına, re dördüncü çizgiye,
mi yukarıdaki “mi” aralığına ve birinci aralıktaki fa beşinci
“fa” çizgisine kadar uzatılır. Öbür notalar da “yukarıdaki gibi”
oktavlarına kadar uzatılırlar.
Birinci
ilâve çizgili alt “do” notasından itibaren re, mi, fa, sol, la
notalarının bacakları yukarı, sonra gelen si, do, re, mi, fa, sol, la
notalarının bacakları da aşağı çekilir (Şekil
10).
Şekil 10:

Aşağıdaki
örnekte görüldüğü üzere ilk ilâve çizgili kalın si notası ile
ondan pes düşen bütün ilâve çizgili notaların bacakları hep portenin
üçüncü “si” çizgisine kadar çekilirler (Şekil
11).
Şekil 11:

Gelen
örnekte görüldüğü gibi, birinci ilâve çizgili “si” notasından başlayıp
yükselen notaların bacakları hep portenin üçüncü si çizgisine
kadar indirilirler (Şekil 12).
Şekil 12:

Nota bacakları porte üzerindeki yerlerine göre yukarı veya aşağı çekildiklerinde, aşağı indirili bacaklar nota yuvarlağının solundan, yukarı çekilenler nota yuvarlağının sağından çizilmelidirler (Şekil 13).
Şekil 13:

İlâve
çizgileri arasındaki açıklık, porte çizgilerinin açıklıkları kadar
olmalıdır. Üst üste sıralı ilâve çizgileri hep aynı uzunlukta ve bir
hizada olacaklardır (Şekil 14).
Şekil 14:


Kıymet
Çizgileri
Notalar
çoğu zaman düz birer çizgiyle birbirlerine bağlanırlar. Grup halinde görünen
notaları bağlayan bu çizgiler, sekizlik kıymette 1, onaltılık’larda
2, otuzikilik ise 3 düz ve paralel çizik olur. Bunlar, tekli
notalardaki çengellerin birleştiriminden ibarettir (Şekil
15).
Şekil 15:

Birleştirmeler,
basit ve mürekkep ölçülerde, “vuruşlara göre bölünebilir kümeler
halinde” olmalıdırlar. Bazı mürekkep ve aksak usûllerde, bu gruplar, ölçünün
bölüm ve vuruşlarına uygun surette düzenli yazılmalıdırlar, ta ki
okunmaları kolay olsun, icrada bir çırpıda emniyetle kavranabilsinler.
Gruplamalar,
ölçü birimi dairesinde yapılmış olmalıdır. Ölçüdeki notalar ne türlüden
bölüntülü olursa olsun, her grup hep ölçünün vuruşlarına göre kümelenmiş
bulunacaktır (Şekil 16 ve
17).
Şekil 16:



Şekil 17:




Aşağıdakiler
de aynı cümledendir:
Türlü
yükseklikteki notaların bacakları kıymet çizgisiyle nasıl bağlanacaktır?
Türlü seslerden kurulu kümelerin kıymet çizgileri portedeki bir üçlü
aralığı kadar iniş ve çıkış meyli göstermelidirler. Bu gibi hallerde
bazı notaların bacakları (şekle uyması için) oktavdan fazlaca uzatılır.
Nota bacakları inik ise en pes notanın bacağı normal boyda uzatılır. Bu ses, kümenin ayarlama notası olur. Grubun son notası bu ayarlama notasına bir üçlü meyli verdirecek surette indirildikten sonra kıymet çizgisi ikisi arasına çizilir. Öbür nota bacakları düzgün olarak indirilirler (Şekil 18).
Şekil 18:


Yukarıda
“a” örneğinde görüldüğü üzere, nota bacakları üçüncü si
çizgisine kadar uzatılıyorsa, kıymet çizgisi düz ve porteye paralel çizilir.
Gruplarda oktava kadar uzatılacak nota eğer varsa, öbür yüksek veya pes
notalar hep o sese tâbi olarak (“b” örneğinde görüldüğü gibi)
o notanın hizasına kadar uzatılırlar, kıymet çizgisi öbürleri gibi düz
çekilir.
Kümeyi
teşkil eden notalar arasında aynı sesten iki veya daha fazla nota varsa, öbürlerinin
kıymet çizgileri –hangi seviyede olursa olsunlar- müşterek sesler dolayısıyla
hep düz çizilmeli ve porteye düşmelidirler (Şekil
19).
Şekil 19:

Porte
çizgileri kıymet
çizgilerinin arasında bırakılmamalıdır (Şekil 20).
Şekil 20:


Müzik
Yazısında Nispet ve Kıymet Ölçüsü
Müzik
sanatı kulağa ses unsurlarıyla çizilebilen bir ölçüm sistemi gibidir. Müzik,
kalbin atışı gibi düzenli ve ölçülü çalışacak bir işleyiştir. Ölçü,
zaman ve hareket, laboratuar kıvam ve dozları kadar incelikle işleyen bir
tartı hassasiyeti gösterirler. Tabiattan esasın bir denklik ve armoni
dairesinde doğan sesler daimi bir dirilik ve disiplin içinde akıp
gideceklerdir. Böylesine ince ve hassas ölçülerle düzenleyici bir varlık
olan müzik sanatının yazısı da göz için mümkün olduğu kadar bir
sismograf hassasiyetiyle işleyerek süre derecelerini berraklık içinde
gösterebilmelidir.
Şekil 21
Nota
kıymetleri şeklen gerçi benzeşmezlerse de portede adlandırdıkları
zamandaki sesleri tam kendi kıymetleri miktarında sürmelidir. Yani, her nota
taşıdığı kıymet kadar uzar. Kıymetler, parça içinde, usûle göre en
muntazam bölüntülerle ölçülür. Ölçülü parçalar ölçülü hareket ve
tempolarla icra edilirler. Müzik yazısındaki işte bu tartıları muayyen
birer ölçüm nispeti dairesinde belirtmeye çalışacağız.
Nota
kıymetlerine göre mesafelendirmede dikkat edilecek oranlar şöyle olur (Şekil
21).
Bu
mesafelendirme işinde gerçi kesin birer uzunluk ve ölçüm bahis konusu
olamazsa da, bir ikilik açısı eğer “a” misalindeki
kadarsa, öbür kıymetler şemada noktalarla gösterilen farklar kadar olmalıdır.
İkilik mesafesi veya aynı satırdaki en küçük kıymet açıklığı biraz büyük
veya kısa alındığı zaman, öbür kıymetler arasındaki farklarda şekildeki
nispetler manzumesine uygun ölçülerde olmalıdır.
Yalnız,
bir müzik parçasının her satırında hep aynı notalar bulunmaz. Bunun için,
yazıdaki nispetler düşünülürken (eseri baştan sona her zaman aynı
nispetlerle yazmak mümkün olamayacağından) müziğin her satırı için cüzi
farklarla baştan birer oran tahmin etmek gerekir. Parçanın baştan sona kadar
aynı nispetlerle yazılması mümkün olacaksa, o taktirde en uygun şekil pek
tabiidir ki zaten mevcut demektir.
Yukarıdaki
“a” şeması görüldükten sonra şöyle bir soru akla gelebilir.
şeması görüldükten sonra şöyle bir soru akla gelebilir. İkilik
bir nota dörtlüğün bir misli fazlası olduğuna göre, uzaklıkta neden aynı
mesafenin yarısıyla gösterilmesin? Gerçi bu yerinde bir düşüncedir ama o
hesabı kabul edecek olursak pek küçük kıymetleri taksime imkân kalmaz. Küçük
kıymetlerin arası o kadar daralacaktır ki, notaların git gide adeta üst üste
yığılışacakları görülür (Şekil 21).
Noktalı
notalarda mesafeler, kıymetler arasındaki açıklıklara uygun düşmek
suretiyle, noktasız hallerinden biraz daha uzun olmalıdır (Şekil
22).
Şekil 22:

Trioleler
hangi kıymetlerle yazılı olursa olsunlar, notaları arasındaki mesafe,
trioleli olmadıkları zamandaki kadar olmalıdır. Meselâ, iki sekizlik arasında
ne kadar mesafe varsa, sekizlik triolelerin notaları arasındaki uzaklıkta o
kadar olmalıdır. Diğer kıymetlerle yapılan üçlemelerde aynı kurala uymalıdır
(Şekil 23).
Şekil 23:

Nota
Yazmağa Başlarken
Eğer
arıza yoksa anahtardan, arıza varsa arızadan sonra, ölçü içlerinde ise ölçü
çizgisinden itibaren birer nota başı kadar aralık bırakılmak suretiyle yazıya
başlanmalıdır. Ölçünün ilk vuruşundan önce zamanla mukayyet bir mesafe
yoktur. Bazı kimseler ölçü çizgisinden sonra adeta bir dörtlük mesafe açarcasına
notaya başlıyorlar. Dikkat etmeyecek olursak, gerek hiçbir şey ifâde
etmeyen bu açıklık, gerekse ölçünün son vuruşunun ölçü çizgisiyle
olan mesafesi lüzumsuz ve mânasız kalırlar (Şekil
24).
Şekil 24:

Birinci
ölçünün son vuruşundaki mi ile ölçü çizgisinin arası bir dörtlük
notanın tınlama mesafesidir. Ölçü çizgisi o müddetin sonunu sınırlandıran
bir kesim olduğuna göre, yeni ölçünün ilk vuruşu evvelindeki çizgiye pek
kısa bir açıklıkla yazılmalıdır (yani parçanın içindeki açıklık
nispetlerinde olmalıdır): ikinci ölçünün ilk vuruşundaki do notası
açıklığında olmalıdır.
Mesafelemede,
nota yuvarlakları değil, nota bacakları arasındaki açıklık esastır. Buna
göre; nota bacakları hep aynı tarafa çizilecekse, eşitlik hep aynı
mesafelerle devam edip gider. Ancak nota bacaklarının istikameti değiştikçe
bunun vuku bulduğu yerde mesafe daralır. Çünkü, evvelce de bahsettiğimiz
gibi, yukarı çekik nota bacakları nota yuvarlağının sağından, aşağı
çekilenler de yuvarlağın solundan çekileceği için aradaki mesafe bir nota
yuvarlağı kadar kısalır. Böyle zamanlarda mesafeyi normal hale getirmek için,
bacak yönelişi değişen o notayı bir nota başı kadar ilerden almak gerekir
(Şekil 25).
Şekil 25:

Nota
bacaklarının aşağı çekikliği devam edip giderken, sonra gelen nota bacağı
aksi istikamete çekilirse bu sefer de mesafe bir nota boyu genişler. Bu
taktirde mesafeyi bir nota boyu kısa almalıdır (Şekil
26).
Şekil 26:

Ölçü
çizgileri ile notalar arasındaki mesafeler için de aynı kural geçerlidir.
Ölçü çizgisinden önce gelen nota bacağı aşağı çekiliyorsa, ölçü çizgisi
de nota bacağı gibi telâkki edilerek evvelki nispet yine aynen muhafaza
olunur. Bacak yukarı çekiliyorsa, ölçü çizgisine bir nota boyu kadar yakın
düşüyor demektir ki, bunun için de ölçü çizgisi bir nota boyu kadar
ilerden çekilmelidir (Şekil 27).
Şekil 27:

Bundan
sonra nota nispetlerinin göz kararlamasıyla yazılmasına çalışılmalıdır.
Dediğimiz esas ve kaidelere bağlı kalınarak çalışılırsa el melekesiyle
göz ölçümü yazıyı adeta riyazî bir mesafelendirme disiplinine sokabilir
ki, kabul edilen ve makbul olan da esasen budur. Netice itibariyle, baştan beri
yazageldiğimiz kurallar titizlikle tatbik edildiği taktirde alışkanlık
zamanla iyice olgunlaşabilir.
Nüans
İşaretleri hakkında ufak bir ikaz!
Nüans
işaretleri, şekil veya yazı ile ifâde edildikleri zaman, hangi notadan
itibaren başlıyorsa, başlangıç noktaları o notanın tam altından ve hizasından
alınmalı ve bitiş noktasına kadar uzatılmalıdır (Şekil
28).
Şekil 28:

Koro, piyano ve oda müziğine ait eserler ile orkestra ve bando partisyonlarının yazılmasında dikkat edilecek noktalar:
Genellikle
çok sesli müzik parçalarında partiler hep aynı harekette devam
etmeyebilirler. Çok kere uzayan bir sesin üst veya altındaki öbür kısımlar
birbirlerinden farklı surette muhtelif hareketlerde bulunabilirler. Bunun için,
en fazla işleyen partide tabiatıyla nota sayısı çok olacaktır. Neticede önce
bu kısmın yazılması gerekir. Sonra öbür notalar doğru olarak ve kolaylıkla
yazılabilir. Böylelikle de partisyonda armoni bakımından yanlışlığa
meydan verilmemiş olur, notaların gerektiği gibi alt alta düşüş fark ve
şartları mahfuz kalır.
Netice
olarak; örneklerde görüleceği üzere, ölçülerde vuruşlar hap alt alta
getirilmelidir. “A” örneğindeki parçanın vuruşları yerli
yerinde ve doğrulukla yazılmış olmak için (“B” örneğinde görüldüğü
gibi) partilerin en hareketli yerlerini önce tertiplemeli, öbürlerini buna göre
düzene koymalıdır (Şekil 29).
Şekil 29:

Orkestra
ve bando partisyonlarında hep bu küçük örneğe göre hareket edilmelidir.
Yazdığımız
hususları yazı işiyle uğraşanlar, kompozisyon öğrencileri, müzik okulları
ile askerî ve sivil bandolarımızda yetişen gençler baştan bilmeli ve
benimsemelidirler. Bu, ilerisi için faydalı olacaktır. Herkes kendine göre
değil, yazılanı her müzisyenin kolaylıkla söküp okuyabilmesini mümkün kılacak
surette, yani belirli kural ve esaslara uygun tarzda nota kaleme almaya çalışmalıdır.
Nota, heceleyip duraklanarak okunmaya tahammülü olan bir vasıta değildir. İlk
görüşte rahatlık ve cezbezeyle deşifre edilebilmei gereken bir yazı
tarzıdır. Güzel ve doğru nota yazmak, ortograf (mûsikî imlâsı)
yanlışlarından salim müzikler tertiplemek kadar önemlidir. “Göz virtüözlüğü
adını verebileceğimiz süratle okumak imkânını güzel nota yazısı sağlar.
Çırpıştırma nota gözü ürkütür, eli sürçtürür ve yorumu sakatlar.
Dikkat. Partitur veya partilerde porte altlarına yazılacak yabancı dil sıfat, tabir veya kısaltma kelimeleri daima küçük harflerle başlatılmalıdır. Şarkı sözlerinin mısra başları majüskül (büyük harf) yazılırlar ve birde üleştirilmesinde heceler arasına (-) işareti konulur. Meselâ “Akşam” kelimesi “Ak-şam” olur. Bu çizgiler ihmal edilmemelidir. Sonra, heceler mesafeli düşebileceklerinden şarkı notalarının da mesafelerce seyrek tutulmaları gerekir. Şarkı melodisinde çengellerin taban çizgilerine tercih edilmesi bundandır. Bir opera partiturunu basılmışından da bu hususta inceleyiniz, fikir edininiz.
Kaynak: Mahmut R. GAZİMİHAL, Mûsikî Sözlüğü. Millî Eğitim Basımevi, İstanbul - 1961. s.177-183.