| ADANA MÛSİKÎ DERNEĞİ |
|
Mâzisi uzun yıllar öncesine dayanan fakat resmî olarak 1974 yılında kurulan Adana Mûsikî Derneği, bir eğitim kurumudur. Dernek asıl amacı olan mûsikî eğitimini sürdürürken disiplin ve mûsikî ahlâkını ön planda tutmaktadır. Diğer pek çok amatör mûsikî topluluğundan farklı olarak Adana Mûsikî Derneği’ne devam eden gençler, buraya saz çalıp-şarkı söylemek için değil, ciddî bir mûsikî eğitimi almak için gelirler. Bu yüzden derneğin eğitim-öğretim programında mûsikî nazariyatı, usûl, makam, solfej, repertuar dersleri her dönemde büyük yer tutmuştur. Esâsen Adana Mûsikî Derneği salt mûsikî öğreten bir kurum da değildir. Mûsikînin yanı sıra çalışmalara katılan gençlerin her konudaki eğitimine önem veren, eksikliklerini gidermeye çalışarak onları sosyal yaşama hazırlayan, kardeşlik ve sevgi duygularını geliştiren bir aile yuvasıdır. Bu aile yuvasından bugüne kadar yüzlerce genç yetiştirilmiş ve topluma kazandırılmıştır. Ayrıca dernekten yetişen onlarca genç bugün Kültür Bakanlığı veya TRT sanatçısıdırlar. Adana Mûsikî Derneği’nde mûsikî çalışmalarına sınıf sistemi getirilmiştir. Her yıl Eylül ayında yapılan sınavla yeni alınan ses ve saz öğrencileri birinci sınıf olarak kabûl edilmekte, bu öğrenciler değişik gün ve saatlerde dernek hocaları nezâretinde nazariyat, usûl, makam, solfej derslerinden oluşan bir temel eğitim programına tabi tutulmaktadır. Derslere devam ederek, yapılan ara ve ana sınavlarda başarılı olan öğrenciler İcrâ Heyeti’ne alınmakta ve mûsikî bilgi ve becerilerini geliştirici diğer derslere katılmaktadır. İcrâ Heyeti’nin çalışmaları Ali İntizam ve Şükrü Birbaş’ın şefliğinde yürütülmekte; bu çalışmalar muhtelif zamanlarda düzenlenen konserlerle halka sunulmaktadır. Bazı konserlere dernekten yetişen sanatçılar da misâfir olarak katılmaktadır. |
![]() |
| Ahmet Polatöz |
|
|
1934 yılında Adana’da doğdu. Orta öğrenimini
Adana Erkek Sanat Enstitüsü’nde tamamlayarak yüksek öğrenim
yapmak üzere İstanbul’a gitti. Gazetecilik Yüksek Okulu’nda okuduğu
yıllarda çocukluğundan beri ilgilendiği Türk Mûsikîsi çalışmalarına
ağırlık verdi. Neyzen Osman Dede, Ulvi Erguner, Gavsi Baykara ve
Burhanettin Ökte’den ney, kudüm ve pek çok kıymetli eser meşk etti.
Halil Can, Saadettin Heper, Aka Gündüz Kutbay, Doğan Ergin, Ârif Biçer,
M.Ekrem Vural, Fahrettin Çimenli, Kâni Karaca gibi son dönemin önemli
icrâcıları ile beraber oldu. Yıllarca Konya’da yapılan Hz. Mevlânâ’yı
Anma Törenleri’nde neyzen olarak yer aldı. Adana’ya döndükten
sonra PTT ve EİEİ’nde çalıştığı yıllarda, Adana’da Klâsik
Türk Müziği’nin yaygınlaşmasında önemli rolü olmuştur.
Önce Adana Halkevi’nde, daha sonra Adana Kadınlar Birliği
binasında koro şefi Eczâcı Mahmut Akan ile birlikte hoca olarak sürdürdüğü
mûsikî derslerine, 1974 yılında kurucularından olduğu Adana Mûsikî
Derneği’nde devam etti. Mahmut Akan, Zeki Torun, Uğur D. Türe, Ümit
Öcal, Galip Ongül, Mahmut Soyarslan, Ârif Nihat Aka, İsmâil Demirkıran,
Suphi İdrisoğlu Adana’daki mûsikî arkadaşları olmuştur. Adana Mûsikî
Derneği’nin başkanı, koro şefi, hocası, neyzeni kısaca her şeyiydi. Mûsikî çalışmalarındaki ciddiyeti, disiplini ve programlılığı; özel yaşamındaki özenli giyimi, iyi niyetli davranışları, yardımseverliği, hoşsohbetliği, alçakgönüllülüğü ve cömertliği ile küçük büyük herkesçe çok sevilip aranan örnek bir insandı. Bitmez tükenmez bir öğretme zevkine sahipti. Sayısız öğrenci yetiştirmiştir. Pek çok öğrencisi bugün Kültür Bakanlığı ve TRT sanatçısıdır. Ney’den son derece temiz, falsosuz ve olağanüstü volümlü bir ses çıkarırdı. Bilhassa (neyzenlerin dem sesler tâbir ettikleri) pest bölgeden çıkardığı ses rengi hâlâ kulaklardadır. Geniş mûsikî bilgisine sahipti. Makamlara ve özellikle büyük usûllere olan derin vukûfiyetinin yanı sıra zengin bir repertuara sahipti. Mevlevî Âyinleri, klâsik fasıllar, şarkılar ve pek çok ilâhi hâfızasında (tüm sağlamlığıyla) yer alırdı. 12 Ekim 1985 tarihinde henüz 51 yaşında iken geçirdiği bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Ailesi, Adana Mûsikî Derneği mensupları, yakınları ve tüm Adana’lı mûsikîseverler Neyzen Ahmet Polatöz’ün azîz hatırasını bütün sıcaklığıyla kalplerinde yaşatmaktadırlar. |