| Kitap |
| Cibali'den Kubbealtı'na Yusuf Ömürlü |
| Ergun BALCI |
|
“Öyle biliyordu, öyle inanıyordu, içine öyle doğuyordu ki; Allah’ın inâyetiyle, başlangıcı belli olmayan bir zamanda yüreğiyle perçinlediği büyüklerinin himmetiyle, inançlı gayretiyle mutlaka iyi mûsikînin yanında olacak ve başkalarına da öğretecekti.
Bu ‘iyi mûsikî’ de, sanat ürünü olma özelliğini taşıyan, insan gönlünü yücelten, yeryüzünün çok geniş bir alanında yüzyıllardan beri çalınıp söylenen, aslî özelliklerini kaybetmemiş, millî benliğimizi kavrayan bir mûsikîydi, yani, Türk mûsikîsiydi.”
“Cibali’den Kubbealtı’na – Yusuf Ömürlü” Yazan: Ergun Balcı Kubbealtı neşriyâtı no:102 İstanbul, Şubat 2003 İsteme adresi: Kubbealtı İktisâdî İşletmesi Peykhâne Sokağı No:3 34400 Çemberlitaş-İstanbul Tel: (0212) 516 23 56 – 516 63 87 Fax: (0212) 638 02 72
Uzun yıllar yaptığı radyo-tv programlarıyla Türk Mûsikîsi’ne büyük hizmetlerde bulunmuş bir kültür adamı olan Ergun Balcı’nın olağanüstü akıcı Türkçe’siyle kaleme aldığı bu söyleşi-biyografi, yakın tarihimizin büyük hocalarından Yusuf Ömürlü’yü anlatırken, bir dönemin sosyal ve kültürel yaşantısına, Türk Mûsikîsi’nin içsel boyutuna ve öğrenme-öğretme-icrâ etme-dinleme geleneğine de ışık tutuyor.
KİTAPTAN BAZI BÖLÜMLER
“Türk Mûsikîsi için yapamayacağım hiçbir şey yoktur. Böyle söylerken, elimden geleni yapmak mecbûriyetinde olduğumu anlatmak istiyorum.
Allah beni, kolay kolay herkese verilmeyen mûsikî kâbiliyetiyle mükâfatlandırmış. Bu lûtfa teşekkür etmem gerekir. Ama, şükür, lâfzî olmayacak, tatbîkî olacak. Benden mûsikî konusunda yardım isteyen Allah’ın bir kuludur. Allah’ın kuluna hizmet, Alah’a hizmettir. Yâni, Halka hizmet, Hakk’a hizmettir.”
“Son yıllarda mûsikîmiz aslî değerlerinden hızla uzaklaşarak, yozlaşmaya başlamıştır. Sebep olarak, yabancı müziklerin etkisini, mûsikî eğitimimizin yetersiz olduğunu, sanatın her türüyle münâsebetimizin azaldığını söyleyebiliriz ama, bana göre, bunlardan defalarca önemli bir sebep daha var ki, o da, san’at ve millî anlayışın tamâmen dışında, para kazanmak için üretilen kirli müziklerdir. Bu menfaat çarkını işleten bir takım ses icrâcıları, bestekârlar, kaset-cd üreticileri, eğlence yerleri ve medya kuruluşları az sayıda olmalarına rağmen dinlenen, aranan, söylenen mûsikî üzerinde hâkimiyet kurmuşlardır.”
“Ne yazık ki, günümüzde devlet radyo ve televizyonları bile bu kirli müzikten kendisini korumak için en ufak bir tedbir almamış, özel kuruluşlarla aynı paralelde yayın yaparak dinleyici ve seyirci sayısını çoğaltıp, reklam gelirlerini artırma yolunu seçmiştir.” |