Kitap Tanıtımı
Müziğimize Dair / Görüşler Analizler Öneriler
Erol SAYAN

Kitabı temin etmek için buraya tıklayınız.

(Erol Sayan'ın biyografisi ve eserleri için buraya tıklayınız.)

Kitabın Önsözü

Okumakta olduğunuz bu kitap, yazarın müziğimizle ilgili ve bu formatta ilk kitabıdır. Müzikte edindiği deneyimlerine dayalı olarak daha önce Konferanslarda ve Sempozyumlarda sunulmuş bildiriler, çeşitli mecmua ve dergilerde yayımlanmış makalelerin yanı sıra yazarın hiçbir yerde yayımlanmamış yazıları da bu kitaba konulmuştur. Ulusal Müziğimizle ilgili konuları içeren bu yazılar, temelde Sistemci Okul ve üretilen klasik ve neo-klasik eserlerin incelenmesi ile ulaşılan sonuçları ifade etmektedir. Bütünüyle bestecilikle ilgili veriler bir araya getirilerek bir senteze varılması amaçlamaktadır.

Cumhuriyetten 1976 yılında Ulusal Müziğimizin öğretildiği konservatuarın kuruluşuna kadar Ulusal Müziğimizin öğretildiği bir okulun olmaması. Milli Eğitimde yeterli müzik eğitiminin verilmemesi, bugünkü ne olduğu belli olmayan müziklerin çoğalmasının sebebi olmuştur. TRT, yurt çapında yaptığı yayınlarda, yasal görevini tam olarak yerine getirememiştir. Türk Ulusu kendi öz müziği dışındaki müzikleri içine sindirememiştir. "Kötü para iyi parayı kovar" sözü burada da geçerli olmuş, kötü müzikler iyi müzikleri kovmuştur. Türk Ulusu'na, 67 tür müziğin içinden öz müziğini seçme sorumluluğu verilmiş, müzik eğitimi almamış bir aklı selimle, kötü müziklerin arasından iyi müzikleri seçmekte zorlanma konumunda bırakılmıştır.

1976 yılında eğitime başlayan Türk Müziği Konservatuarı, aradan 28 yıl geçmesine rağmen, yurt düzeyinde etkin programlar üretememiş ve gençliğin ayağına götürülmesi gereken kaliteyi okulda kurulacak bir koro ile haftalık konserler düzeyinde gerçekleştirememiştir. Nazarî dersler, terminolojik sözcüklerin Acem'ce oluşları sebebiyle öğrenci ruhunda sıcaklığını kaybetmiştir. Esrarengizlik bilimselliğin ölçüsü olmaya devam etmektedir. Öğrenciler sorularına tatmin edici cevaplar almakta güçlük çekmekte veya çelişkili cevaplarla şaşkınlığa düşmektedirler. Konservatuarlar mükemmellik ifade eden kurumlardır. Uluslararası düzeyde sistemli ve disiplinli eğitim için önce hocaların bu konudaki yeterliliğinin iyi saptanması gerekir. Konservatuar eğitim prensip ve disiplinine sahip hocaların, çoğunlukta olan bağnaz hocalara ezdirilmesine Konservatuar Yönetim Kurulu ve bilimsel kurullar engel olmalıdır. Bilimsel çalışmalar teşvik edilmeli, gerekirse teorisyen hocalar ödüllendirilmelidir.

Müzik bilginleri Rauf Yekta, H.Sadettin Arel, Dr. Suphi Ezgi, Mildan Niyazi ve Abdülkadir Töre nazariyatları ile sayıları artan teorilerin içinden en uygun olanını seçmek veya yeni bir teori üretebilmek için, çok fazla sayıda klasik eser analiz etmek gerekir.

Avrupa Müziği ve Ulusal Müziğimiz ses sistemi üzerindeki tartışmalar artık son bulmalıdır. Avrupa Müziği ile düşmanca karşı karşıya değil, yan yana kardeş gibi bilgi alışverişinde bulunmamız gerekir. Koma aralığının müziğimizin karakteristiği olduğunu kabul etmemek, teorik tartışmaları başlamadan sona erdirmek demektir. Koma aralığını yok saymak ve ses sisteminden ayırmak; otuz bin ilahi, yirmi beş bin türkü ve on bine yakın sözlü eserin göz ardı edilmesini gerektirir. Çünkü bu eserlerin tümünde koma aralığı kullanılmıştır. Ses sistemini koma aralığının varoluşuna göre yapılandırmak gerekir. O zaman sistem, Ulusal Müziğimizin ses sistemi olacaktır.

Uşşak Makamının ikinci derecesi esrarengizlik özelliğini sürdürmemelidir. Bu konuda glissando bölgelerinde mevcut perdeler ve çeşitli nota teknikleri ile çözüme gidilebilir.

Usûl vuruşlarındaki farklılık, çok eski nazariyat kitaplarından bu güne devam etmektedir. Kadîm kaynaklarda daire şeklinde gösterilen usûller, saatin ters yönünde giderek anlatılmaktadır. Nedeni Arapça'nın sağdan sola yazılmasıdır. Rauf Yekta iki paralel çizgiye vuruş değerlerini soldan sağa yazmıştır. Eller bu vuruşları sağdan sola vurmakta, iki paralel çizgiye yazılan vuruş değerleri soldan sağa doğru yazılmaktadır. Bunun düzeltilmesi gerekir. Düm'ler sağ el yerine sol elle vurulursa doğru vuruş kolayca yapılacaktır. Ancak bu değişimi gerçekleştirmek, günümüzde son derece zordur.

Yedenler yedinci derecenin oktav pesti olarak tarif edilmiştir. Avrupa Müziğinde yedinci derece yedendir. Arel bize bu şekilde adapte etmiş. Bana göre her ana makamın en az üç adet yedeni vardır. Bunlar: Durak perdesinden önceki uygun perde, beşli pestte olan makamlarda üçüncü ve beşli, dörtlü pestte olanlarda dördüncü ve altıncı perde yeden görevi üstlenebilirler. Durak perdesinin dörtlü veya makama göre beşli pesti perde de yedendir. Bu konu, daha çok bestecileri yakından ilgilendiren detaylardır. Ancak, bu gibi konuların makam anlatımlarında da yararlı olacağına inanıyorum.

Ne kadar çok teorik anlatım ve bildiri ortaya konursa konsun bunlar, uygulama alanına konulmazsa, bütün çabalar boşa gitmiş sayılır. İşte bu endişe ve hissettiğimiz sorumluluk ile verdiğim konferans, makale ve bildiri metinlerini bir kitapta toplamaya karar verdim. Düşüncelerimizin bu yolla kalıcı hale gelmesi, ileriye dönük mesajlar verebilmek ve yeni yetişenlerin geçilen zorlu köprülerden kolayca geçmelerine yardımcı olabilmek seçtiğimiz temel hedeflerdir.

Günümüzde kitap basımının zorluğunu yakından biliyorum. Bu oluşumda yalnız olmak başarısızlığı getirir. Bu kitabı ODTÜ Türk Müziği Külübü'ndel967-1976 yılları arasında birlikte olduğum üye arkadaşlarımdan aldığım ilhamla yazdığımı ifade etmek isterim.

Her türlü yardımları yanında, kitabı yazma aşamasında teşviklerini eksik etmeyen Sayın Prof. Dr. N. Suzan Kıncal'a, sevgili arkadaşım Yusuf Ata Arıak ve eşi Nilüfer'e, şarkılarımı en iyi şekilde yorumlayan İlker Günçer ve eşi Sevgi'ye içten teşekkür ederim.

Oğlum Emre ve gelinim Berna'ya, kızım Eser ve damadım Korcan Ayata'ya ve benim her türlü kaprisime büyük bir anlayış ve hoşgörüyle katlanan, yazdıklarımı ilk defa okuyup düzeltmelerini yapan sevgili eşim Zeynep Esin'e de teşekkür ederim.

Bilgisayarla ilk çalışmalarımı yöneten ve yönlendiren kadirşinas Bülent Ersen ve Eşi Funda'ya, kitabın redaksiyon çalışmasını yapan Zafer Şahin kardeşime de teşekkür ederim.

Kitabın basımı ile ilgili yardımları ve Ulusal Müziğimizle ilgili konulardaki duyarlılığından övgüyle söz etmeden geçemeyeceğim Sayın Prof. Dr. Ural Akbulut Beyefendi'ye de ayrıca şükranlarımı arz ederim.

Erol Sayan

ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayınları
Ankara, Nisan 2003
216 Sayfa - 16 cm -  24 cm - 1.Baskı
ISBN 975-7064-66-1
 
İÇİNDEKİLER  
Önsöz. 1
Bölüm I: Müziğimize ilişkin Görüşler  
Halk Müziği - Sanat Müziği 3
Müzik ve Tarih 9
Türk Müziği Nasıl İlerler 19
Ulusal Müziğimiz ve Gençlik 21
Zekâ iDede 24
İsmail Baha Sürelsan 26
Reşat Aysu 30
Ercüment Batanay' la "Tanbur İcrası ve Orta Tellerin 33
Kullanımı" Konularında Röportaj
Murat Bardakçı'nın Ercüment Berker'le Röportajı ve Yorumlar 36
2000 Yılının Konserleri Hâlâ Böyle mi Olacak 44
Türk Müziğinden Faydalanma Yoluna Gidilerek Nasıl  
Bir Çocuk Müziği Oluşturulabilir 51
Bölüm II: Müziğimize ilişkin Analizler ve Öneriler  
Türk Müziğinde Kullanılan Yabancı Adların Türkçeleştirilmesi 59
Konservatuar Müzik Eğitiminde Alt Yapı Sorunu ve Bir Öz Eleştiri 66
Türk Müziğinde Teori - Uygulama İlişkisi 68
Ulusal Müziğimizde Değişim ve Eğitim 73
Türk Müziğinde Eğitim ve Öğretim Sorunları 78
Ulusal Müziğimizin Gelişmesine Engel Olan Kişiler  
Kurumlar ve Eğitim Kurumlan 83
Geleneksel Müzik Türlerimizin Nota Yazım Tekniği ve İcrasında Uluslararası Kuralların Yanlış Kullanılışının Yarattığı Sorunlar 89
Ulusal Müziğimizde Şeflik 96
Konservatuar Eğitimini İyileştirmek ve Geliştirmek için önderiler 100
Ulusal Müziğimizde Koma Aralığı Vardır 116
Ana Makamlarla İlgili Yapısal Yeni Anlatımlar 126
Uşşak Makamında İkinci Derecenin Yeri 145
Usûl Vurma (Zaman Sayma - Ölçen Vurma 149
Velvele 172
Bestelenmeye Uygun Şiirlerde Olması Gereken Özellikler 181
Dede Efendi, Şakir Ağa ve Ferahnak Olayı 191
Itrî'nin Neva-Kâr'ı Nasıl İcra Edilmeli 208